Mehdi Geldimi, Geliyormu, Gelecekmi Yoksa Aramızda mı Yaşıyor?

I – Ebced Hesabıyla Hz Mehdi’nin Tam Olarak Zuhur Edeceği Yıl ve Gün

II – Hz mehdi geldi ve yaşıyor istemedigi halde biat edilecek

III – Delilleriyle gerçek Hz. Mehdi “Büyük Mehdi” 2011′de Görevine Başladı.. Mehdi Geldi, Aramızda Yaşıyor, Kimliğini Açıklıyoruz,  Çağrısını Yaptı, İnsanlar Ne Bekliyor?

IV – Mehdi Şam’da Değil İstanbul’da Zuhur Etmiştir

V – Önemli Ayrıntı: Hz. Mehdi(as), İstanbul’dan çıkmıştır; ancak Ankara’da Ortaya çıkmıştır!!!

VI – Mehdi Geldi Ama Saklanıyor, İnşallah Arayacaksınız, Oturmakla Olmaz

VII – Hz Mehdi Geldi ve Hz. Mehdi(as), gerek Türkiye’de gerekse dünyada İslamiyetin yolunu aydınlatanları selamlıyor ve Diyorki: “Fethullah Gülen ve Cemaati, talebe okutmakla önemli bir görev yürütüyor” Şeyh Nazım Kıbrısi hzlerinin büyük bir zat olduğunu ifade ediyor…

VIII – Şu anda dünyayı Hz. Mehdi, Hz. İsa ve Hz. Hızır yönlendiriyor!

IX – Kur’anda Geçen Deccal / İsa /Mesih Birer Dönem Adıdır ve Şuanda Bu Dönemi Yaşamaktayır. Hadid 25 Ayetindeki “Hadid” (Demir) Mehdi’dir ve Bu Dönemleri Organize Edecek Kişidir! 

X – Mehdi Daha Gelmedi, 2015 Yılında Gelecek

XI – 2016 Dünyamız İçin Kırılma Andır;

XI – Cübbeli Ahmet Hoca: Mehdi a.s. 2160 Yılında Çıkacak.!

XII – Aiberg: Mehdi 2300 Yılında Gelecek! :Bir kurtarıcı beklentisi hep olagelmiştir; sebebi de acizlik, zaaf, himmeti ve hizmeti başkasından bekleme psikolojisidir

.

 

I – Ebced Hesabıyla Hz Mehdi’nin Tam Olarak Zuhur Edeceği Yıl ve Gün 

Evvela bilinmelidir ki Hazret-i Allahu Teala Celle Celaluh, insanları ve cinnlei ve melaikeyi ve canlı cansız hiçbir varlık/şey’i abes/nafile/öylesine yaratmış değildir. Ki buna amenna deriz. Allah’ı tenzih ve tesbih ederiz.

İlk insan/halife Adem Aleyhis Selam’dan itibaren insanların sırat-ı mustakimde (dosdoğru ilahi yolda) emin adımlarla ilerliyerek Hakk’a ve hakikate (Allah’a ve gerçeklere) vasıl olması farz-ı ayndır (her insanın üzerine düşen bir görevdir). ”Yerdekiler ve Göktekiler ve bu ikisi arasındakiler, Allah’ın emrine ittiba etmiş=boyun eğmiştir/her daim ve her an bu böyle devam ve cereyan eder.

İnsanlar, ilahi ordunun birer muvazzaf askeri statü/hükmündedir. Ne zamanki hakikî sebîl ya`ni Allah’a=ma`budun hakk’a kulluk, sekteye/