Mehdi Geldimi, Geliyormu, Gelecekmi Yoksa Aramızda mı Yaşıyor?

I – Ebced Hesabıyla Hz Mehdi’nin Tam Olarak Zuhur Edeceği Yıl ve Gün

II – Hz mehdi geldi ve yaşıyor istemedigi halde biat edilecek

III – Delilleriyle gerçek Hz. Mehdi “Büyük Mehdi” 2011′de Görevine Başladı.. Mehdi Geldi, Aramızda Yaşıyor, Kimliğini Açıklıyoruz,  Çağrısını Yaptı, İnsanlar Ne Bekliyor?

IV – Mehdi Şam’da Değil İstanbul’da Zuhur Etmiştir

V – Önemli Ayrıntı: Hz. Mehdi(as), İstanbul’dan çıkmıştır; ancak Ankara’da Ortaya çıkmıştır!!!

VI – Mehdi Geldi Ama Saklanıyor, İnşallah Arayacaksınız, Oturmakla Olmaz

VII – Hz Mehdi Geldi ve Hz. Mehdi(as), gerek Türkiye’de gerekse dünyada İslamiyetin yolunu aydınlatanları selamlıyor ve Diyorki: “Fethullah Gülen ve Cemaati, talebe okutmakla önemli bir görev yürütüyor” Şeyh Nazım Kıbrısi hzlerinin büyük bir zat olduğunu ifade ediyor…

VIII – Şu anda dünyayı Hz. Mehdi, Hz. İsa ve Hz. Hızır yönlendiriyor!

IX – Kur’anda Geçen Deccal / İsa /Mesih Birer Dönem Adıdır ve Şuanda Bu Dönemi Yaşamaktayır. Hadid 25 Ayetindeki “Hadid” (Demir) Mehdi’dir ve Bu Dönemleri Organize Edecek Kişidir! 

X – Mehdi Daha Gelmedi, 2015 Yılında Gelecek

XI – 2016 Dünyamız İçin Kırılma Andır;

XI – Cübbeli Ahmet Hoca: Mehdi a.s. 2160 Yılında Çıkacak.!

XII – Aiberg: Mehdi 2300 Yılında Gelecek! :Bir kurtarıcı beklentisi hep olagelmiştir; sebebi de acizlik, zaaf, himmeti ve hizmeti başkasından bekleme psikolojisidir

.

 

I – Ebced Hesabıyla Hz Mehdi’nin Tam Olarak Zuhur Edeceği Yıl ve Gün 

Evvela bilinmelidir ki Hazret-i Allahu Teala Celle Celaluh, insanları ve cinnlei ve melaikeyi ve canlı cansız hiçbir varlık/şey’i abes/nafile/öylesine yaratmış değildir. Ki buna amenna deriz. Allah’ı tenzih ve tesbih ederiz.

İlk insan/halife Adem Aleyhis Selam’dan itibaren insanların sırat-ı mustakimde (dosdoğru ilahi yolda) emin adımlarla ilerliyerek Hakk’a ve hakikate (Allah’a ve gerçeklere) vasıl olması farz-ı ayndır (her insanın üzerine düşen bir görevdir). ”Yerdekiler ve Göktekiler ve bu ikisi arasındakiler, Allah’ın emrine ittiba etmiş=boyun eğmiştir/her daim ve her an bu böyle devam ve cereyan eder.

İnsanlar, ilahi ordunun birer muvazzaf askeri statü/hükmündedir. Ne zamanki hakikî sebîl ya`ni Allah’a=ma`budun hakk’a kulluk, sekteye/fireye uğrar işte o vakt, ezelî ilahî prgram/takdir gereği peygamberler gönderilir.Peygamberlik ve Din (İslam) tamamlandı ve mukemmel oldu ? Hangi yıl. Tabî` MİLADİŞEMSİ 632’de. Ancak kufr ve isyan bitti mi? İman ve ibadet, doğru ve erkanına uygun mu ? Elbette beşer şaşar. İşte veliler, alimler, fakihler ve adil yöneticiler olacak ki insanlar, bu kudlu varis-i enbiya vesilesi ile Dünyevî ve Uhrevî saadeti kazansın (vesile derken aracı ya da ruhban demiyorum yönlendirme ve ikaz ve nasihat ma`nasına kullanıyrum). Her yüz yılda bir çağın gereklerini İslam’a uygun şekilde ele alarak yenileyecek rehber/mürşit konumunda/değerinde mu`teber müceddidud din gönderilir.

Dünya’nın sona erip yok olacağı Kıyamet-i Kebir’den önceki son dönemde gelecek mürşit de Mehdiyetin ve ulemanın (alimlerin) sonuncusu İmam Halife Mehdi ya`ni 40.Mehdi olarak zuhur edicek olan MUHAMMED CABİR ABDULLAH’dır ki anne adı AMİNE’dir.

Doğumu 13xx ev (veya) 14xx zuhuru da aşağıdaki rivayet-i hadis-i muhammedî’ye nazaran 14xx’dir.

”Ümmetimin ömrü -HicriKameri/Arabi 1500 yılını (Miladen 27/11/2076 Cuma-15/11/2077 Pazartesi’yi) aşmaz”

1500’de tüm müslümanlar ölmüş olacaksa demek ki zuhuru 14xx’dir.

1400=20/11/1979 Salı-07/11/1980 Cuma)+30 ila 40 yaşında Mehdiyeti ilan olunur.

10 Muharrem Aşura Cuma gecesi yatsı namazı akabinde kendilerine (`A.R.) biat edilir.

10/01/1430 Yewm-i Selase=06/01/2009 Salı

10/01/1431 Yewm-i Seb`a=26/12/2009 Cumartesi

10/01/1432 Yewm-i Hamse=16/12/2010 Perşembe

10/01/1433 Yewm-i Sani=05/12/2011 Pazartesi

10/01/1434 Yewm-i `Arube (Cumu`a)=23/11/2012 Cuma ***

10/01/1435 Yewm-i Erbe`a=13/11/2013 Çarşamba

10/01/1436 Yewm-i Ehad=02/11/2014 Pazar

10/01/1437 Yewm-i Cumu`a=23/10/2015 Cuma ***

10/01/1438 Yewm-i Selase=11/10/2016 Salı

10/01/1439 Yewm-i Seb`a=30/09/2017 Cumartesi

10/01/1440 Yewm-i Hamse =20/09/2018 Perşembe

1400+30 ila 40=1430 (28/12/2008 Pazar-16/12/2009 Çarşamba) ila 1440 (11/09/2018 Salı-30/08/2019 Cuma).

23.16 03/06/2008 Salı 29/05/1429 Yewm-i Selase

MEHDİ‘NİN SENE-i TEWELLÜDÜ (doğum yılı) 1400 de olabilir 1434/1437-30 ila 40=1394 (24/01/1974 Perşembe-13/01/1975ila 1407

10/01/1434 Yewm-i `Arube (Cumu`a)=23/11/2012 Cuma ***

10/01/1437 Yewm-i Cumu`a=23/10/2015 Cuma ***

hilafet+100=2024

23.48

http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=4773&PN=1

 

itiraz: erdiayan yazdığını iki defa okudum bişey anlamadım mehdi 1974 doğumluysa ortayaşlı bi adam olmuş nezaman kurtaracak dünyayı? neyi bekliyor?hadi dostum!!!

İtiraz: yahu ortalık mehdiden geçilmiyor. sadece türkiyede kilometrekareye epey bir miktarda mehdi düşüyor(diğer ülkeleri bilemiyorum)hesap kitap yaparak mehdinin doğum tarihini çıkaran efendi, şu anda kafam karştı. senin bahsettiğin mehdi, türkiyede bulunan at hırsızlarından mı, yoksa başka ülkelerdeki şarlatanlardan birisi mi? Bi zahmet bu konuda bizleri aydınlatıver.Mehdici arkadaş, maşallah ilimde epey derinleşmiş olacakki mehdinin doğum gününü bile vermiş. Ey hanif dostlar bundan böyle her yıl ocak ayının 24’ünde doğum günü partisi düzenleyelim ve hep birlikte “happy britday mehdiiiiiiii” diyelim.

mehdici arkadaş bende 1974 doğumluyum. senin yazdığın tarihe yakın bir tarihte doğmuşum. Arada sadece bir kaç ay var. Beni bile şüphe denizine düşürdün. Mehdi ben miyim yav yoksa? Bi zahmet bi hesap daha yapıver dostum. Belki hesap hatası yapmışsındır. Bakarsın  mehdi ben olabilirim.

 

İtiraz: gondolcu ya katılıyorum, ben de hiç bir şey anlamadım. Galiba bu arkadaş zaten anlamayalım diye yazmış. Kendince ortaya bir şeyler koymuş garibim. Güya bize mehdinin geleceğini matematiksel olarak ispatlamaya çalışyor. Gerçi ne yapsın, böyle görmüş, böyle büyümüş. Ben şahsen üzülüyorum, böyle yazıları görünce. Tabi önce gülesim geliyor ama sonra düşününce insanların içinde bulundukları duruma gerçekten üzülüyorum. Ortada en büyük mehdi (Kur’an) dururken başka mehdilere ne gerek var kardeş? İşin kötü tarafı bu hikayelere insanların büyük çoğunluğu inanıyor. Çok vahim, çooooook.

Selam.

 

İtiraz:

”Ümmetimin ömrü -HicriKameri/Arabi 1500 yılını (Miladen 27/11/2076 Cuma-15/11/2077 Pazartesi’yi) aşmaz”

Ozaman ben 90’yasina girecem,

* 5 sene sonra bir cocugum olsa, 27-11-2013 dogumlu

* 27-11-2077′ de 64 yasina girer..

* Benim kizim/oglum’da 25 yasinda cocuk sahibi olsa

* 27-11-2038′ bir torunum olur..

* 27-11-2077’de 39 yasina girer..

Özetleyelim; Ben 90 yasinda, oglum/kizim 64 yasinda, torunumda 39 yasinda.. Torunumun dunyaya getirecek olan cocuk, en fazla 20 sene falan yasayacak, bu yuzden torunlarima vasiyetim;

Sevgili Torunlarim, Siz dahi 2077’de gidicisiniz. Bu yuzden, cocuk yapmayin..! Son yillarinizi rahat yasayin..

Bu psikolojiyle dunya da ureme durur, cunku kimse yarin ölecegini bile bile cocuk dunyaya getirmez.. Kiyamet saatini Allah’ “Ben bilirim” dedigi halde, gun-ay-yil olarak Peygamber’in bildirmesini dil sursmesi mi olarak algilamak lazim ?

Cin’de yapilan psikoloji analizlerinde, sagligi yerinde olan 70’lik bir adam’a, “11-12-2006’da öleceksin-ömrün bukadar” denilmis ve bu o adam’a degisik yollarla inandirilmis..Adamin doktorlarin tam saat olarak verdigi 11-12-2006 gununde, beyin ölümü, hic sebep yokken gerceklesti, cunku adam herseyini o gun olecegine gore yapiyordu.. Beyni kendisini feshetti.. Morelle hasta iyilesirde, ölebilirde..

Allah kiyamet saatini bilderemezmiydi insanlara ? Bildirebilirdi.. Yaradan, yarattigini tanimaz mi :)

O güzel elciye, onun arkasindan karalar-yalanlar uyduranlar bakalim ne cevap verecekler…!!

Rabbim ne cok insan var Sen’in adina konusan.. Sen bizleri onlardan eyleme..

http://www.hanifdostlar.net/forum_posts.asp?TID=4773&PN=1&TPN=9

 

.

II – Hz mehdi geldi ve yaşıyor istemedigi halde biat edilecek

Hz mehdi,geldi,yaşıyor,mehdi,istemedigi halde biat edilecek,mehdi gelecek,medhi
Not:Buradaki bilgiler internetten derlemedir

Hz mehdi geldi ve yaþýyor istemedigi halde biat edilecek-mehdi2030.jpg

 

Hz.Mehdi Geldi ve Yaşiyor…

Hz Mehdi Hakkinda Sizi ins bilgilendirmek istiyorum.
Bu Yazdiklarim: Mevlana Sultanul Evliya Seyh Muhammed Nazim el Hakkani el Naksibendi Hazretlerinin. kendisi benimde Seyhimdir Kitabi ARMAGEDON dan alinti ve sahsim Tarafindan Türkceye cevrilmistir.

Bismillahirrahmanirrahim MEDET YA SULTAN !

Hz Mehdi, Peygamberimiz Muhammed Mustafa (SAV)in 40 inci
Kusagindandir.
Hz Mehdinin Annesi ve Babasi Arabistanin Jidde Sehrinde Yasiyor.
Miladi 1920 ile 1930 yillari icinde Jidde ile Medine arasinda bulunan Fatima Vadisinde Dünyaya Geldi.
Sag yanaginda, kül renginde, yildiza benzeyen bir leke bulunuyor ve Kollari tam diz Kapaklarina kadar uzun.
Hz Mehdinin Büyümesi, ve Nuru insanlari okadar Hayrete düsürüyordiki fitneye sebep olabilme tehlikesi cok yüksekti.
Peygamber efendimizin Emirleri ile Hz Mehdi, Imamlari SAHUBUTTIN olan NUQABA, NUJABA, BUDALA, AUTAD ve AHYAR isimlerinde Allah dostlari tarafindan, gözlerden uzak Kaf daginin arkasina götürüldü.
Orada Hz Mehdiye Arabistan ile Yemenin arasina Ruba Qali ismi ile adlandirilan cöle yerlesmesi Emredildi. Su anda Hz Mehdi orada 99 Halifesi ile Cinler tarafindan insaa edilen ve Korunan 40 metre boyundaki bir maarada Allah in CIK Emrini bekliyor.( maarayi Cinler korudugu icin Bulunmasi sadece ehli tarafindan olabiliyor).
Hz Mehdi Ins cikinca Suriyede bulunan SAM sehrinden üc defa ALLAH U EKBER diye Bagiracak ve Bu ses Bütün Dünyada duyulacak Dogudan Batiya, Kuzeyden Güneye kadar yanki bulacak.
!!! HZ CEBRAIL o anda belirecek ve Allah in Halifesi gelmistir diye tüm insanlara seslenecek O an Hz Mehdiyi Bekleyen ve inananlar onun geldigine süphesiz inanacak.
O andan itibaren TEKNOLOJI tamamen duracak, Barut ates almiyacak, eletrik bütün aletler calismayacak, Ins .
Hz Mehdinin 5 Kitadan gelen ve su anda sadece Seyhler Tarafindan taninan 12 000 Askeri olacak ve herbiri bir orduya meydan okuyacak gücte olacak. …. …. ve Hz Isa Ümmeti Muhammed olarak SAMa inecek. …. ….

Arkadaslar 1960 yilinda Hz Mehdi Gizli bir Toplanti ile Arabistanda arafat daginda
tam 124 000 Seyh ve Evliyalari oraya Toplayip onlara intizap
etme imkanini sundu ve maarasina geri döndü.
Böylelikle Her Gercek Evliyalar, Seyhler ve onlarin Müritleri
Hz Mehdiye intizapli biiznillah.

Bu bilgiler Tarikat Seyhleri tarafindan simdiye kadar gizli tutuluyordu ama artik Zamani geldi Hz Mehdi Ha Cikti ha Cikiyor ins. Ve herkesin Bilgiledirilmesi Gerekiyor.

Arkadaslar Bu Yazdiklarimi Ehlinden Sorabilirsiniz.
Siradan Hocalardan sormayin lütfen. EHLINDEN.
Onlarda Dogrulayacaklar.

Hz Mehdi 1920 ile 1930 arasi dogdu su an 77 ile 87 yasi arasinda.
120 Yasina kadar yasayacak.
Ciktiktan sonra 20 yil dünyaya Hükmedecek.
Bu ins demektirki bugünden baslayarak tam en gec 23 yila kadar cikmasini Bekliyoruz.
Yani Allah ömür verdi ise ins Görecegiz inanacagiz.

Son Bilgi

Arkadaslar Lütfen NurTV deki gibi TV ye cikip ben Mehdiyim diyenlere inanmayin. Bunlar kücük Deccallar.

Yukarida yazdiklarima dikkat ederseniz ins imanininizi decallin elinden kurtarip emin ellere düsersiniz.

Yinede her seyin en dogrusunu ALLAH bilir

Allaha emanet Olun

esselamünaleyküm


Hz Mehdinin kendisi istemediği halde biat edileceği hakkındaki hadisi şerifler

Hz Mehdinin kendisi istemediği halde biat edileceği hakkındaki hadisi şerifler

İnsanlar nihayet Mehdi’ye gelirler ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona biat ederler.“Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz” derler. Yer ve gök ehli ondan razı olur.

(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 31)

Halifenin ölümü anında ihtilaf olur. Medine halkından bir kişi koşarak Mekke’ye çıkar. Mekke halkından bir grup onu, istememesine rağmen (bulunduğu yerden) çıkarırlar. Hacer-i Esved’le Makamı İbrahim arasında ona biat ederler.

(Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)

… Ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de gökte de Mehdi’dir.

(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 35)

Hz.Fatima’nın soyundan gelen Mehdi, Mekke’de meydana çıkarılır ve istemediği halde kendisine biat edilir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il

Ahir Zaman, sf. 52-53)

… Onu tekrar Mekke’de bularak yine, Sen falan oğlu falansın, annen de filan kızı filanedir, sende şu şu alametler vardır, birinci defa bizden kurtuldun uzat elini sana biat edelim derler. Bunun üzerine o Ben aradığınız değilim der ve tekrar Medine’ye gider. Medine’de yine aranınca tekrar Mekke’ye döner. Mekke’de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam’dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun derler. Bunun üzerine Mehdi, Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 39-40)

Fitne içindeki insanlar kan akıtıldığı bir zamanda evinde oturmakta olan Mehdi’ye gelir ve Bizim için kalk artık der. O ise kabul etmez, ancak ölümle tehdit edildikten sonra onlar için kalkar. Ondan sonra artık kan dökülmez.

(İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf. 531; Abdurrezzak H. 20771, c. XI, sf. 372; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 52-53)
——————–
Kardeşi az olandır. Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur.”
(Risalet ül Mehdi s.161)


Beni Abbasın değirmeni döndüğü zaman,bayrak sahipleri atlarını şamda zeytin ağaçlarına bağladığı zaman ve bu orduyla Allah ın “esheb ve ailesini” yok ettiği zaman,onlardan kaçacak saklanacak kimsenin kalmadığı zaman Caferiler(iranlılar) ve Abbasiler(ıraklılar) düştüğünde ciğer yiyen oğulları Şamda mindere oturduğunda Berberi kavmi de Şam’a geldiği zaman işte bu Mehdinin Alametidir.”(Irak düştü,İran çırpınıyor Lüban şam toprağı sayılır ve bayrak sahipleride birleşmiş milletler kuvetleridir.Mehdinin zuhru çok yakın işte)

“Bir fitne görülür,bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir.Sonra da hilafet,yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdiye evinde otururken gelecektir.”

Açıkça Allah inkar edilmedikçe Mehdi ye beyat edilmez”(Herkes rahatça ben ataistim diyor evrim denen saçmalık ders olarak okutuluyor)

“Zamanın inkıtaa(kesilme) uğradığı zaman Mehdi denen adam gelecek ve ihsanı bol olacaktır.(Tsunamide dünyanın yörüngesinde bir zaman kısalması söz konusu olmuştu)

“Bizim Mehdimiz için iki alamet vardır ki Allah semavat ve arzı yarattığından beri böyle birşey olmamıştır.Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay yarısındaysa güneşin tutulmasıdır. Allah gökleri ve yeri yarattığından beri böyle birşey olmamıştır”

“Mehdi her dokuzdan yedisi öldürülünceye kadar çıkmaz.Günahsız insanların öldürülmeside onlardandır”(lübnan-filistin hatta açlığa terk edilen Afrika)

“Muhammed bin Sami den:Ben Hüseyin bin Ali r.a dedim ki:Bu işin önünde alametler var mıdır? dedi ki:evet beni Abbasın helakı(ırak) süfyaninin çıkması .Beyda da batma.Zira bu işler tesbih taneleri gibi arka arkaya gelir.”

Nasa Evren in elini görüntüledi ! Bir alamet daha gerçekleşti Mehdi geldi mi? 

Uzayda görülen el

Hz mehdi geldi ve yaþýyor istemedigi halde biat edilecek-gokte_el1-1.jpg

Nasa’nın Chandra X-ışını gözlemevi tarafından çekilen bu görüntü yeni bir çığır açacak deniyor.

Daha önce Evren’in Gözü olarak görüntülenen Helix Nebulası’nda bu kez de Evren’in eli görüntülendi.

Yeryüzü yörüngesinden 360 mil uzaklıkta olan Nasa’nın Chandra X-ışını gözlemevi tarafından çekilen görüntülerde, gizemli mavi gaz bulutlarının oluşturduğu avuç ve parmaklar neredeyse net bir şekilde görülüyor.

Bir süpernova içinde patlayan bir yıldızın 12 mil genişliğinde ve pulsar (titreşen yıldız) denilen bir başka yıldız oluşturmasıyla ortaya çıkıyor bu el. Pulsar ise görüntüdeki elin bilek kısmının derinlerinde görülen beyaz ışık huzmesi.

Pulsar, büyük miktarda bir elektromanyetik enerji yayarak bir toz ve gaz bulutu oluşturuyor ve böylece yıldızın bir ucundan diğer ucuna 150 yıl boyunca süren bir ışık huzmesi oluşuyor.

Beyaz bulutlarla çevrili bu mavi ışık huzmesi daha önce Evren’in Gözü olarak adlandırılmıştı ve şimdi x-ray ışınlar ile çekilen bu ikinci görüntüdeki el ile, uzaydaki karmaşa başka bir boyut kazandı.

Nasa bilim adamları, şimdi çekilen bu görüntülerdeki olayın bundan 17.000 yıl önce gerçekleştiğini tahmin ediyorlar.

UZAYDA İNSAN ELİ BİÇİMİNDE BİR GÖRÜNTÜ OLUŞACAKTIR, BU HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ÇIKIŞ ALAMETİ OLACAKTIR

… Esma binti Umeys dedi ki: O GÜNÜN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURUNUN) ALAMETİ SEMADAN UZATILMIŞ VE İNSANLARIN KENDİSİNE BAKIP DURDUĞU BİR EL’DİR.

Celalettin Suyutinin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, S. 69

… İŞTE O ZAMAN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURU ZAMANINDA) SEMADAN KENDİNİ BELLİ EDEN BİR EL GÖRÜNÜR… 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadislerde gökte bir “el”in görüneceği ve bu elin Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Bu döneme kadar ihtilafların devam edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin semadan sürekli gündem olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.

Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’ne bağlı Chandra Röntgen Gözlemevi tarafından çekilen bir uzay fotoğrafında el şeklindeki bir nötron yıldızları kümesi başka bir yıldız kümesini kavrıyomuş gibi görülmektedir. Hadislerde belirtilen el ifadesi, NASA tarafından “Tanrı’nın eli” (HAŞA) olarak adlandırılan ve uzayda vuku bulan bir gök olayının vesile olduğu bu görüntüye işari manada bakıyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.)

Söz konusu yıldız kümesinin oluşturduğu el şeklinin duruşu hadisteki uzanma tanımına da tam uymaktadır. NASA tarafından çekilen fotoğraftaki el şekli bir yere uzanıyormuş görünümündedir. Ayrıca insanların Hz. Mehdi dönemindeki gelişmiş yüksek uzay ve astronomi teknolojisi sayesinde uzayda meydana gelen bu gök olayını teleskoplar vesilesiyle bakarak görebilmeleri de hadisteki ifadelerle birebir uyum içindedir.

Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alametleri “… eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri beklesinler.” (Ebû Hureyre radıyAllahu anh. Tirmizî.) hadisinde belirtildiği gibi son 30 yıllık süre zarfında art arda yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam etmektedir. En son 24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en yakın noktadan geçen çift kuyruklu Lulin kuyruklu yıldızının İmam-ı Rabbani tarafından tefsir edilen “şark tarafında iki dişli münevver bir boynuz çıkar” hadisine işaret ediyor olmasının ardından, şimdi de “semadan bir el uzanacak” hadisinin işaret ettiği uzaydaki bu el görüntüsü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur ettiğine, faaliyete başladığına, insanlar tarafından farkedilmesinin de iyice yaklaştığına delil teşkil etmektedir.

 

KURAN’DA MEHDİ’NİN GELİŞİNE İŞARETLER

Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)’in çok sayıdaki hadisinde, ismiyle, vasıflarıyla, yardımcılarıyla, devrinin özellikleriyle ve yapacağı icraatlarla ayrıntılı olarak tarif edilmiştir. Peygamberimiz (sav)’in Hz. Mehdi hakkındaki tarifleri o kadar detaylı ve açıktır ki, Hz. Mehdi ortaya çıktığında kendisini görenler bu açıklamalardan hemen kendisini tanıyacaklardır.
Bir ayette, Kitap Ehli’nin Peygamber Efendimiz (sav)’i “çocuklarını tanır gibi tanıyacakları” bildirilmektedir:
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)
Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi’nin tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi de ortaya çıktığında insanlar, Peygamberimiz (sav)’in tarifleri ışığında, onu çocuklarını tanır gibi tanıyacaklardır. (En doğrusunu Allah bilir)

Kuran’da Hz. Mehdi’nin gelişine işaret eden ayetlerden birinde, “Hz. Muhammed (sav)’den sonra gelecek bir elçi”den bahsedilmektedir.
Allah bu ayet ile, kendilerinden sonra gelecek olan bir elçiye iman etmeleri ve ona yardımda bulunmaları konusunda peygamberlerden kesin bir söz aldığını bildirmiştir:
Hani Allah peygamberlerden ‘kesin bir söz (misak)’ almıştı: “Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.” Demişti ki: “Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?” Onlar: “İkrar ettik” demişlerdi de “Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım,” demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)
Bu ayette bahsi geçen, kendilerinden söz alındığı bildirilen peygamberlerin isimleri ise, bir başka ayette şöyle açıklanmıştır:
Hani Biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık. (Ahzab Suresi, 7)
Ayette “Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa’dan”, ve “senden” ifadesiyle de “Hz. Muhammed (sav)’den”söz alındığı bildirilmektedir.
Ayetin bu açıklaması, “geleceği bildirilen bu elçinin Hz. Muhammed (sav) olmadığını ve bu kişinin Peygamberimiz (sav)’den sonra gelecek bir elçi olduğunu” göstermektedir (en doğrusunu Allah bilir). Allah’ın Hz. Muhammed (sav)’den sonra geleceğini haber verdiği bu elçi, Peygamberimiz (sav)’in de hadislerinde gelişini müjdelediği “Hz. Mehdi” olabilir (en doğrusunu Allah bilir).

Yukarıda açıklanan Ahzab Suresi’nin 7. ayetinde, Hz. İsa’dan da, geleceği müjdelenen elçiye yardım edeceği konusunda söz alındığının bildirilmiş olması, bu elçinin Hz. Mehdi olabileceği konusundaki kanaati güçlendirmektedir. Çünkü bilindiği gibi Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, ahir zamanda yeryüzüne tekrar gelecek olan Hz. İsa’nın, Hz. Mehdi’ye tabi olacağı ve ona destek olacağı bildirilmektedir.
Hani Meryem oğlu İsa da: “Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi “Ahmed” olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim” demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: “Bu, açıkça bir büyüdür” dediler. (Saff Suresi, 6)
Hz. İsa, kendisinden sonra gelecek olan bu elçinin adının “Ahmed” olacağını müjdelemiştir. Kuran’ın geneline bakıldığında, ayetlerde Peygamberimiz (sav)’den bahsedilen ayetlerde “Muhammed” isminin ya da sadece “peygamber” ifadesinin kullanıldığı görülmektedir. Kuran’ın hiçbir yerinde Peygamberimiz (sav) için “Ahmed” ismi kullanılmamıştır. Bu isim Kuran’da yalnızca tek bir yerde ve gelecek bir elçinin müjdelendiği bir ayette geçmektedir. Bu durum, ayette geçen “Ahmed”isminin, Peygamberimiz (sav)’in yanı sıra, ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi’ye de işaret ettiği kanaatini desteklemektedir (en doğrusunu Allah bilir). Ayrıca önceki ayette olduğu gibi, bu elçinin ismine dair müjdeyi de yine Hz. İsa’nın veriyor olması da, bu yöndeki işari manayı kuvvetlendiren bir başka delil oluşturmaktadır.
Peygamberimiz (sav) de hadislerinde, Hz. Mehdi’nin ismi hakkında şu bilgileri vermiştir:
… Size …, ismi AHMED, babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi‘yi reis kılmıştır. Ona katılınız. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)
… Ona katılın, O Mehdi’dir. İSMİ DE AHMED B. Abdullah’dır… (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, 8. baskı, s. 165)
Ebu Davud ile Tırmızi’nin İbni Mesut (RA) dan nakil ettiklerine göre, Allah’ın Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: “Onun ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine muvafık (uygun) olacaktır

Mehdi ve Yalancı Mehdiler

Kıyametin büyük alametlerinden biri de, kıyamet kopmadan önce Mehdi (A.S)’nin gelmesidir. Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V) Mehdi (A.S)’nin geleceğini haber veren bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:

“Dünya da yalnızca bir gün kalsa bile, yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime, babasının ismi benim babamın ismine uyan, benden veya Ehl-i Beyt’imden birini göndermek için Allah-u Teala o günü uzatacaktır.” (Ebu Davud)

Mehdi (A.S) Hz. Peygamber’in yolundan gidecek, uyuyan kimseyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. İhya etmedik sünnet, kaldırmadık bid’at bırakmayacaktır. Ahirzamanda, aynı Hz. Peygamber (S.A.V) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir. Mehdi (A.S) Zülkarneyn ve Süleyman (A.S) gibi bütün dünyaya hakim olacaktır. Haçı kıracak, domuzu öldürecektir. Yeryüzü zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.

Her şeyi hak ve adalet ölçüleriyle eşit bir halde taksim edecektir. Böylece yer ve gök sakinleri ondan razı oldukları gibi, havadaki kuşlar, ormandaki yırtıcı hayvanlar, denizdeki balıklar bile memnunluk duyacaklardır.

Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“Yemin ederim ki, bu ümmete öyle şiddetli belalar gelecekte kişi zulümden, gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah-u Teala akrabamdan, benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek de onun sayesinde yeryüzü adaletle dolacaktır. Nitekim ondan önce yeryüzü zulüm ve gaddarlıkla doldurulduğu gibi… Ondan gökyüzü sakinleri ve yeryüzünde oturanların hepsi razı ve hoşnut olacaklar. Onun zamanında gökyüzü yağmurundan hiçbir şeyi esirgemeyecek ve cömertçe bol yağdıracaktır. Yeryüzü de bitkilerinden hiçbir şeyi eksik bırakmayacak ve muhakkak onları kemali ile bitirip ortaya çıkaracaktır. Hatta yaşayanlar (kendilerinde bulunan ni’metleri görmeleri için) ölülerinde hayatta olmalarını temenni edeceklerdir.” (Aliyyü’l-Kari; 5/184)

Rivayetlere göre, Mehdi (A.S) bu adalet ve bolluk içinde yedi yıl yahut sekiz yıl veya dokuz yıl yaşayıp hükümdar kalacaktır.

Yalancı Mehdi’lere dikkat etmek gerek :

Şunu belirtmekte fayda görüyorum: Bazı insanlar: “Şu Mehdi midir?” ya da “Bu Mehdi midir?” diye soruyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) kısaca anlatılan bu özelliklere sahiptir.

Maalesef zamanımızdaki bazı sapık insanlar kendilerini Mehdi olarak müslümanlara lanse ettiriyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) Hz. Peygamber (S.A.V)’in yaşadığı gibi yaşayacak ve onun ahlakı Hz. Peygamber (S.A.V)’in ahlakı gibi olacaktır.

Bazı insanlar aynı anda yüz kişiyi Mehdi ilan edebiliyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) bir tanedir. Bir grup insan ortaya çıkıyor ve: “Bizim dediğimiz kimse Mehdi’dir.” diyorlar. Diğer tarafta başka bir grup atılarak: “Yok sizin dediğiniz kimse değil, bizim dediğimiz kimse Mehdi’dir” diyorlar ve aralarında kıskançlık ve kin meydana geliyor.

Gerçek Mehdi (A.S) zuhur ettiğinde bu gibi insanların ona tabi olmamasından korkulur. Mehdi (A.S)’nin zuhuru Allah-u Zülcelal’in görevidir. O, dilediği zaman mutlaka gönderecektir.

Mehdinin Özellikleri

Kıyametin büyük alametlerinden biri de kıyamet kopmadan önce Hazreti Mehdi’nin (A.S) gelmesidir. Hz. Peygamber (S.A.V), Mehdi (A.S)’ın geleceğini haber veren bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet kopmadan önce, Allah-u Zülcelal benim evladımdan birisini yaratır ki, ismi benim ismim gibi babasının ismi babamın ismi gibi olur ve dünyayı adaletle doldurur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında dünya adaletle dolar.”

Rivayetlerin çoğunda onun ismi ‘Muhammed’ olarak geçer, bazı rivayetlerde ise ‘Ahmed’ diye anlatılır. Babasının adı Abdullah’tır. Çünkü Tirmizi’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur:

“Onun ismi ismime, babasının ismi de (babamın ismine) muvafık olacaktır.”

Mehdi Aleyhisselam’ın şemaili; Açık alınlı, küçük burunlu, iri gözlü, dişleri parlak ve seyrek bir kişidir. Sağ yanağında, inciyi andıran, bir yıldız gibi yüzünü aydınlatan bir işaret vardır. Sakalı sık, omzunda Hz. Peygamber’in (S.A.V) nişanı vardır.

Uylukları uzundur, rengi Arap rengidir. Dilinde ağırlık vardır. Yavaş ve ağır konuştuğu zaman, sağ elini sol dizine vurur. Otuz ile kırk yaş arasında olacaktır. Allah’a karşı son derece boyun eğicidir.

Üzerinde iki pamuk aba vardır. Ahlâk bakımından Hz. Peygamber’e (S.A.V) benzer. Mehdi (A.S), Hz.Peygamber (S.A.V)’in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. İhya etmedik sünnet, kaldırmadık bid’at bırakmayacaktır. Ahirzamanda aynı Hz. Peygamber (S.A.V) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir.

İşte önümüzde böyle olaylar vardır. Bu olaylar daha önümüze gelmeden ona hazırlanmamız gerekir. Burada Mehdi (A.S)’ın şemailini ve ahlâkını da anlatmış olduk. Onun için kendilerini Mehdi ya da peygamber olarak tanıtan kimselere aldanmayalım.

Bu konuda her müslüman için önemli olan husus şudur; eğer bizim kalbimizde Allah-u Zülcelâl’in rızası için bir istek varsa, Mehdi (A.S) dünyanın öbür ucunda da zuhur etse, Allah-u Zülcelâl ona tabi olmayı bize nasip edecektir. Yok eğer kalbimizde Allah-u Zülcelâl’in rızası için bir istek bulunmazsa, Mehdi (A.S) bizim yanımızda da zuhur etse, ondan haberimiz olmayacak ve belki de ona tabi olmayacağız.

Bazı insanlar aynı anda yüz kişiyi Mehdi ilan edebiliyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) bir tanedir. Çünkü bir grup insan ortaya atılıyor ve: “Bizim dediğimiz Mehdi’dir!” diyorlar. Diğer tarafta başka bir grup atılarak: “Yok sizin dediğiniz kimse değil, bizim dediğimiz kimse Mehdi’dir” diyorlar ve aralarında kıskançlık meydana geliyor.

Gerçek Mehdi (A.S) zuhur ettiğinde, bu gibi insanların ona tabi olmamasından korkulur. Mehdi (A.S)’ın zuhuru Allah-u Zülcelâl’in görevidir. (İnsanların görevi değildir.) O dilediği zaman mutlaka gönderecektir.

Allah-u Zülcelâl bizleri o dehşetli günden muhafaza buyurarak, razı olacağı salih amelleri işlemeyi hepimize nasip etsin.

İnşallah-u Teâlâ… (Amin)

http://www.paylasimalemi.com/islamiyet/857-hz-mehdi-geldi-ve-yasiyor-istemedigi-halde-biat-edilecek.html

 

II – Delilleriyle gerçek Hz. Mehdi “Büyük Mehdi” 2011′de Görevine Başladı.. Mehdi Geldi, Aramızda Yaşıyor, Kimliğini Açıklıyoruz,  Çağrısını Yaptı, İnsanlar Ne Bekliyor?

Hz. Mehdi (as), peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimiz tarafından nakledilen sahih hadislerle ulaşan bilgiler ışığında teyit edilen bir gerçektir, haktır, Allah’ın iradesi gereği Allah’ın halifesi olarak hüküm sürecek olan peygamber efendimiz(sav)’in kendi soyundan geldiğini ve 40 yaşında görevine başlayacağını, yüzünün yıldız gibi parlayacağını bildirdiği bir zattır.

Hz. İsa (as)’ın ona yardım etmek üzere Allah’ın yüce katından içimize nüzul edeceği ve bütün dünyayı dolaşma kaabiliyetine sahip bir gözü kör olan Deccal’in ortaya çıkmasını müteakip Hz. İsa’nın Hz. Mehdi’ye yardım edeceği ve Allah’ın inayetiyle Deccal’i öldüreceği ve altın çağın başlayacağı bütün bunların ahir zaman alametleri olduğu, Hz. Mehdi ortaya çıkmadan kıyametin kopmayacağı ve kıyamete yakın bir zamanda Mehdi(as)’a görevinin tebliğ edileceği ve o şekilde görevine başlayacağı kaydedilmiştir.

Hz. Mehdi’nin irşad edileceği vurgulanırken irşad edilmeden irşad etmenin mümkün olmadığı bilinmesi gereken bir husustur. Mehdi(as) alemlerin efendisi Muhammed Mustafa (sav) efendimizin mübarek torunudur ve bu cihetle ondan beklenen çok önemli vazifeler mevcuttur. Öncelikle dini yenilemesi, şeriatı aslına uygun olarak tekrar hayata geçirmesi ve en önemlisi peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimizin sünnetini devam ettirerek İslamiyeti yeniden ayağa kaldırması, güçlendirmesi ve müslümanların gaflet uykusundan uyanıp silkinmelerini sağlaması, ehli kitabı ve 4 hak dine mensup insanları  iman sahibi yapması, bunların yanı sıra mecusileri, ateistleri bile kendilerine getirecek kadar büyük bir bilgi donanımı ile hikmetli konuşmaları, kullandığı ifadeler ve her soruya cevap verecek kadar konuya tamamen hakim olmasından mütevellit onları bile dine döndürmesi beklenmektedir ve bu Allah’ın iradesi gereği Hz. Mehdi(as)’ın gerçekleştirmesinde en küçük bir tereddüt bile bulunamayacak bir durumdur. Zira o, Hz. Süleyman(as) gibi dünyaya hakim olacaktır ve dünyaya hakim olanların sayısı 4 olarak bildirilmiş; bunlardan ikisinin müslüman olduğu ve 3. müslümanın da Hz. Mehdi(as) olacağı, böylece dünyaya hakim olanların sayısının 5′e ulaşacağı nakledilmiştir.

Hz. Mehdi’nin iman gücünün çok büyük olacağına ve hatta öylesine ki onun ilk olarak iman yönüyle tanınacağına dikkat çekilmiştir.

Çok önemli bir hususun altını çizmek gerekir: “Hz. Mehdi(as) olunmaz; Hz. Mehdi(as) olarak dünyaya gelinir” zira insanların her ne kadar ehl-i beytten bile gelseler-ki o soydan geldiğini söyleyen çok kişi mevcuttur; olabilir de olmayabilir de- kendilerini o sanmaları ya da insanlara kendilerini o kişiymiş gibi izlenim uyandırmaları doğru değildir. Tabii bu arada Hz. Mehdi ile ilgili önemli bilgileri aktarma görevi üstlenmeleri yönünde kendilerini öncü olarak tanıtırken gerçekten de bu vazifeyi üstlenmişlerdir; onlara bu cihetle saygı duyulmalıdır. Zira Hz. Mehdi(as) için yapılan hazırlıklar aslında Hakkın iradesine uygun hareket etmeyi gerektirir ve bunu yapmak müslümanın görevidir; bunu yapan kişiler de mutlaka takdir edilmelidir. Sonuç itibarıyla Hz. Mehdi (as.) bu yıl yani 2011 yılının Nisan ayı’nda görevine başladı; alametler açığa çıkmıştır ve daha da çıkacaktır.

Ancak bilinmelidir ki, sahih hadislerde belirtilen hususlara uygunluk gösteren kişi delillerle inkar edilemeyecek kişidir; sadece tek bir ayrıntı insanları biraz şaşırtacaktır ki, bu da yine hadislerle bildirilmiştir: Hz. Mehdi(as)’ı görüp ona ihtimal vermeyecek insanlar olacağı ve hatta sarıklı cübbeli çok sayıda kişinin Hz. Mehdi’yi inkar edecekleri zira taassub içinde olacakları vurgulanmıştır. Oysa peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimiz; “Hz. Mehdi benim evlatlarımdandır, 40 yaşındadır, yüzü yıldız gibi parlar” demektedir ve çıkış alametleri ile Hz. Mehdi(as)’a özgü alametler bildirilmiştir; dikkatli bakılınca ve deliller de onu tasdik edince nefse yenik düşüp “bu o olamaz” demek gafletten başka birşey değildir zira ehli iman, ehli islam onu zaten tanıyacaktır ama sarıklı cübbeli şeriat ehli gibi görünen her kişinin de iman sahibi olmadığı Hz. Mehdi(as)’dan yüz çevirmelerinden anlaşılacaktır. Zaten Hz. Mehdi(as) maskeleri düşürecek kişidir ve imanıyla İslam dünyasına en büyük müceddid (her yy. başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre düzenleyerek uygulamaya koymak üzere gönderilen en büyük islam alimi) ve en büyük müçtehid ( ihtiyaca binaen ayetlerden hüküm çıkaran büyük islam alimi) sıfatlarıyla bir güneş gibi doğacaktır.

Hz. Mehdi(as)’ın sahih hadislerde bildirildiği üzere kendine özgü çok özel bir gücü vardır ve bu güç, Allahü teala’nın kudreti gereği ona bahşedilmiştir ve o güç, çarpıcı bir özelliğidir Hz. Mehdi(as), Hz. Davud(as)’a ve dolayısıyla Hz. Süleyman(as)’a verilen gizli ilme de sahiptir ve ona melekler ile Allah katında görevli varlıklar, onların başında da çok  özel bir kişi yardım etmektedir. Hz. Mehdi(as), EMİR-ÜL EMİR’dir ve Önder vasfıyla Son İmam olacaktır. Bunlarda çok ince bir hakikat gizlidir.

Ayrıca onun isminin verilmemesi ve Hz. Ali(ra) efendimizin bilgisi dahilinde olmasına rağmen Alemlere rahmet olan Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimizin gizli tutulması gerektiğini belirtmesi üzerine ismini bildirmemesi önemli bir ayrıntıdır. Aslında bütün deliller Hz. Mehdi(as)’ı gösterir: Fahri kainat peygamber efendimiz Muhammed Mustafa(sav)’in “Adı adıma, babasının adı babamın adına uygun düşer” ifadeleriyle altını çizdiği Hz. Mehdi(as)’ın adı o mübarek ada çok uygundur nitekim onu tanıtan bir özelliğidir ve babasının adı da o mübarek peygamberin babasının adı ile hemen hemen aynı anlamı ihtiva etmektedir. Öte yandan peygamber efendimizin doğum tarihi miladi 20 Nisan 571 ile Hz. Mehdi’nin doğum tarihi arasında çok büyük bir benzerlik vardır. Rengi arabi beyazdır, heybetlidir, çok cesurdur ve çok kararlıdır; çok büyük iftiralara, zulümlere ve baskılara maruz kalmış, ancak hiçbir şekilde doğru bildiğini söylemekten hakkı telaffuz etmekten geri durmamıştır; çünkü  insanlar arkalarına güç buldukları birilerini, maddi imkanlarını, nüfuzlarını alırlarken o sadece ve sadece herşeye gücü yeten, doğrulmamış ve doğurmamış tek olan yüceler yücesi Mevla’ya, bir Allah’a dayanmaktadır.

Hz. Mehdi(as) irşad edilmektedir; bunun bilgisine haizdir, ancak tebliğ henüz gelmemiştir bunu beklemektedir. Hz. Mehdi(as), dünyaya kurtarıcı olarak geldiğini bilerek gelmiştir ve o doğrultuda yetiştirilmiştir; gün gelince görev alacağını bilmektedir. O arapça bilmez, ancak Kur’an-ı Kerim’i çok iyi anlar ve sembolleri çok iyi çözer; içinde bulunduğu zamandaki gelişmeleri çok yakından izler ve olayları tahlil eder. Bu dünyadaki gelişmeleri yakinen bildiği kadar ahiret bilgisine de haizdir; bu Allah tarafından ona takdir edilmiştir. Hızır As. ile Kabe’de karşılaşmış ve Hızır as. ona elini vermiştir, peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav)’in maneviyatı ve Hz. Ali(ra) efendimizin maneviyatı onunla birliktedir, Hacı Bayram-ı Veli hzlerinin Akşemsettin hzlerini çektiği gibi onu da manevi ipiyle kendisine çektiği, Fatih Sultan Mehmet Han’ın büyük maneviyatından feyz aldığı malumdur ve Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (sav) efendimizin önderliğinde Fatih Sultan Mehmet Han’ın izinde manevi fetihle görevlidir; bunun sonuna kadar bilincindedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e gönülden bağlıdır; o muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda olduğunu çok iyi bilmektedir. Hanefi mezhebindendir, ancak bütün mezheplere saygı duymaktadır. İmam Ebu Hanife ona maneviyatıyla çok büyük destek olmuştur. Yakın bir zamanda gökyüzünden gelecek bir nida Mehdi as.’ın gerçekliğini tüm dünyaya bildirecektir.

Onun sureti tasvir edilmiş; sahih hadislerden naklen “yüzü güzellerin evladıdır” ifadeleriyle ondaki ilahi cezbe tarif edilmiştir. Hal böyle iken onun bir süre gizli kalmasındaki hikmet, şirk koşulmasını önlemektir. Zira insanların önce ondan emin olmaları ve onun bildirdiklerini anlamaları, kavramaları gerekmektedir ki ardından tam anlamıyla açığa çıkabilsin…

Ne de olsa ön plana çıkması gereken Allah’ın iradesi gereği Allah’ın diledikleridir; Hz. Mehdi(as) bunlara sadece bir vesiledir, o bunun böyle olduğunu çok iyi bilmektedir. Hz. Mehdi(as) zamanımızdaki bidatların ortadan kaldırılması için çalışırken İslamiyet’in altın çağın en yüksek yerinde değer görmesini sağlayacak, hak ve adaleti dünyaya hakim kılacak, din kardeşliğini tesis ederken İslam birliği’ni kuracak, ateistleri dine döndürecek, Allah rızası için hayır ve hasenat yapılmasını sağlayacaktır; böyle büyük görevleri vardır. Ancak bunlar için önce zemin oluşturulması gerekmektedir ve ardından ona vaad edilen halifelik tebliğ edilince o ortaya çıkacaktır.

Selametle kalın

http://elnida.com/hz-mehdi-hazrat-mahdi/hz-mehdi-as-2011de-gorevine-basladi/

 

III – Mehdi Şam’da Değil İstanbul’da Zuhur Etmiştir

Kimliğini Açıklıyoruz;