Beklenen Mehdi: Recep Tayyip Erdoğan

I – Mehdi Özelliklerine Bakıldığında Beklenen Mehdi Erdoğan mı? Rabbin Kıralı Recep Tayyip Erdoğan!

II – Tayyip Erdoğan Bizim İçin İkinci Peygamber Gibidir. Recep Tayyip İçin Canımız, Anamız Bacımız Feda. Onun S*tığı Bok Bile Güzel Kokar, Yaptığı Yolsuzluk Bile Bizim Yararımız İçindir! Bizi Kafir Laik Cumhuriyetten Kurtaracak Beklenen Mehdi RTE!

III – Bukadar İnsan Yanılıyor Olamaz; Biz Yola Kefenimizle Çıktık. Tüm Yollar Önce Allah’a, Sonra RTE’ye Çıkar!

IV – Peki Medya Yanılıyormu? Recep Tayyip Erdoğan Medyada Bahsedildiği Gibi Türkiye’nin Başına Çöken Karanlıkmı Yoksa Haksızlıkmı Yapılıyor?

V – Mehdi Oğlu Arabayla Birisini Ezerek Öldürseydi Bunu Adalete Yerlebir Ederek Örtbas Edermiydi Yada Oğluna Askere Gitmesin Diye Sahte Çürük Raporu Aldırımıydı?

VI – “Bunlar Geçmişte Yapılan Hatalardı. Bugün Haksızlıkla Karşılaşsa Adalete Sağlardı! 

VII – Fetullah Gülen Hoca Efendi Rüyasında Görmüş, Peygamber Efendimiz Erdoğan’a Şiddetli Tokat Atmış! Peygamber Nasıl Mehdi’ye Tokat Atar?

VIII - Gülen’den Erdoğan’a Firavun benzetmesi: Fethullah Gülen kime, neden ‘firavun, küstah ve ‘nemrut’ dedi?

IX - Firevunun Hiçbirşey Yaratmadığını Biliyordu, Peki Ortaya Attığı İlahlık ve Rablik İddiası Neydi?

X – Şaka Biryana, Recep Tayyip Erdoğan’ın Firevun Benzeri Kibir ve Adalet Anlayışı Üzerine

XI – Cüppeli Ahmet Hoca’dan “Muhteşem Yüzyıl” Lanetlendi ve Çalışanların Başına Talihsiz Olaylar Geliyor. Peki RTE’nin Gittiği Heryere Felaket Getirmesini Nasıl Yorumlamalıyız?

XII – Allah’ın Sopası Yok: Allah ve Kitap Diyerek İktidar Olan RTE, İktidar Olmak İçin Gerekirse Atatürkçü, Gerekirse Papaz Olmayı Kabul Etmesi, Yandaşlarının Oy Vermeyen Cehennemliktir Yorumları, “Eğer Tayyip Birgün Zengin Olursa Bilinki Haram Yemiştir” Sözünden Yılları Sonra Zenginliğinin Ortaya Çıkması, “Yürütüyoruz” İtiraflarından Sonra “Evlatlarıma helal lokma yedirmedim” Gafı (İtirafı), Kendi İsmini Taşıyan Üniversitede Keşfedilen Kefal Türüne RTE’nin İsminin Verilmesi (?)

XIII – RTE’nin İktidar Uğruna Gözüne Perde İnmesi, Miting İçin Ezanı Durdurması, İnsanları Ötekileştirmesi, Dindar İnsanlara Savaş Açması, Müslüman Olanları Dinden Soğutması

XIV – 40 Yıllık Ateistlerin Bile Yapamadığı ve Adamların İçyüzünü Gösteren Egemen Bağış Tapesi: Her Cuma Google’dan Ayet Sallıyorum, Bu Bakara İyi Makara!

 

I – Mehdi Özelliklerine Bakıldığında Beklenen Mehdi Erdoğan mı? Rabbin Kıralı Recep Tayyip Erdoğan!

Beklenen Mehdi Erdoğan mı?

“Sayın Başbakanımız için kimi halife , kimi padişah ,kimi şükür namazı kılmamız gerektiğini söyledi.Ben bir basamak daha yukarı çıkacağım ve şu soruyu soracağım. Acaba beklenen mehdi Erdoğan mı? Öncelikle mehdilik hakkın da çok fazla bilgim olmadığını sadece ÜSTAD BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’nin görüşlerinden faydalanarak bir makalelik araştırma yaptığımı ve bulduğum tesadüfleri maddeler halinde sizlerle paylaşacağımı belirtmek isterim.

1- Bediüzzaman, Şamda yaptığı konuşma da Mehdi’nin göreve başlaması ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir: Bu tarih hicri 1401-1411, miladi olarak da 1980-1990 yılları arasıdır. (Sayın R. Tayyip Erdoğan 1976 da MSP Beyoğlu Gençlik kollar başkanı ve 1983 yılında Refah Partisi Beyoğlu ilçe başkanlığıyla siyasete başlamıştır………….)

2-Yine aynı konuşmanın devamında Üstad, Mehdi’nin inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da hicri 1421, yani miladi 2001 senesi demektir. (Sayın R.Tayyip ERDOĞAN 14 ağustos 2001 yılında Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan siyasi başarıyı gösteren Adalet ve Kalkınma Partisini kurmuştur. .)

3-Risale-i Nur Külliyat’ında, Mehdi’nin mücadele ve hakimiyet devreleri ile ilgili “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” Bu ayetin ebced değeri ise “1424-Miladi: 2004″ tür. Mehdi önderliğinde İslam’ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir. ( Sayın R. Tayyip ERDOĞAN Mart 2003 yılında ilk hükümetini kurmuş ve 2004 yılında ise 2. Seçim zaferini kazanmıştır.

4-Hz. Mehdi Hilafet Merkezinin Bulunduğu Yerden Çıkacaktır. Bilindiği gibi, son hilafet merkezi “İstanbul”dur. Halifelik bu yüzyılın başlarında resmi olarak kaldırılmıştır ve o günden bu yana dünya üzerinde başka hiçbir yere de taşınmamıştır. Peygamberimizin iki sancağı, kılıcı ve gömleği ile diğer mukaddes emanetler İstanbul’dadır. Sonuç olarak, halen bu manevi ünvanı koruyan tek şehir İstanbul’dur. ( Sayın Başbakan 1954 yılında Kasımpaşa da doğmuştur.)

5-Üstad, Mehdi’nin siyaset alanında faaliyet yapacağını, devlet yönetiminde en üst kademede bulunacağını belirtmiştir. ( Bilindiği gibi muhtarlığın bile fazla görüldüğü sayın başbakan zamanı gelene kadar Cumhurbaşkanlığını elinin tersiyle itmiştir.)

6- Ayrıca Hz mehdi İslam birliğini sağlayacak(Ortadoğu halklarının sayın başbakana olan ilgisi gözden kaçmamalıdır.)

Bu yazıyı fazla uzatmanın anlamı yok elbette benzer yönler olmakla beraber benzemeyen birçok madde sıralanabilir. Ancak BEDİÜZZAMAN’ın rakam tespitleri doğru ise şayet, rakamlar Sayın R. Tayyip ERDOĞANI’ı mehdi ilan ediyor. Ben söylemiyorum ÜSTAD söylüyor.

Kaynak: http://www.beklenenmehdi.com/03.html

Saygılarımla…

(Kaynak : http://www.ofhavadis.com/of/beklenen-mehdi-erdogan-mi-makale,262.html)

 

‘Akif Beki Erdoğan’ı MEHDİ ilan etti’

Başbakan Erdoğan’a yapılan “Peygamber” yakıştırmasının tartışması henüz sona ermeden, şimdi de “Mehdi” tartışması başladı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan’ın bir dönem sözcülüğünü yapan, gazeteci Akif Beki’nin Erdoğan’ı “Mehdi” ilan ettiğini söyledi.

Oktay Vural, Akif Beki’nin yazdığı bir kitapta Erdoğan’ı “Sandıktan çıkan Mehdi” ilan ettiğini savunurken Beki ise, ‘’Silivri Cezaevi’nde yatan Ergun Poyraz’ın hakkımdaki bir kara propagandasını yeniden tedavüle sokuyor. Başbakan’ı ‘Mehdi’ ilan ettiğimi söylüyor. Kuyruklu propaganda!…” dedi.

Beki’nin 2003 yılında kaleme aldığı kitaba dikkat çeken Vural, GAZETEPORT’a “Kitabı okuyanlar ‘Mehdi’nin nasıl ilan edildiğini görür” dedi. Kitapta, şu ifadeler yer alıyor:

MUSA’NIN SOYUNDAN: Ve Tayyip Erdoğan’ın harfler hiyerarşisindeki peygamberi. Erdoğan, İbn Arabi’nin çizelgesine göre Musa peygamber soyundan geliyor. Yani, hem Musa peygamberin karakteristik özelliklerini taşıyor hem de hayatı bu peygamberin yaşam öyküsüyle paralellikler gösteriyor. Musa peygamber, halkını özgürleştiren bir lider. Bir Hurufi için, Tayyip Erdoğan’ın yaşam öyküsüyle bu kıssa arasında paralellikler kurmaksa hiç de zor görünmüyor…

KURTARICI: En çok oligarşinin korkularından çekiyor, öcü gibi gösteriliyor, siyasi yaşamı boyunca bununla mücadele ediyor. Ve oligarşinin korkuları (bu anlamda kehanet) gerçek oluyor, Erdoğan iktidara geliyor. Ama onu son umut ve kurtarıcı olarak gören halkının oylarıyla. Ve Musa peygamberle Tayyip Erdoğan’ın yaşamındaki en inanılmaz paralellik tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Tayyip Erdoğan iktidarını Abdullah Gül’le en az 30 yıllık bir geçmişe dayanan yol arkadaşıyla paylaşıyor.

İNSANLARIN ARASINDA ZUHUR ETTİ: Hadis külliyatında geniş yer tutan ‘mehdi’, ‘deccal’ ve ahir zaman haberleri, sembolik anlatıma sahip olsa da, küçümsenmeyecek bir kitle yakın zamanlara kadar onları bire bir okudu. Bu yüzden iki buçuk minare boyunda ve alnında kefere yazan bir deccal bekledi, sahte cennetler sunacak biri. Ve ona karşı gelecek mehdinin söylendiği gibi Şam’dan çıkıp geleceği sanıldı. Bu çalışma boyunca anlatılan mantalite evrimi ve eldeki veriler artık çoğunluk için ‘kurtarıcı’ haberlerinin bire bir anlamından soyutlandığını gösteriyor. Göklerden beklenen ‘kurtarıcı’, insanların arasında zuhur etti. Göksel değil, dünyevi bir kurtarıcı, bir siyasi lider olarak. Mucizelerle gönderilen göksel bir varlık yerine oylarla sandıktan çıkan bir kurtarıcı. Büyük bir kitlenin son umudu. Seçilmiş biri ama seçmenleri tarafından.

(Kaynak : http://haber5.com/siyaset/akif-beki-erdogani-mehdi-ilan-etti)

 

MEHDİ ERDOĞAN’IN ÖZELLİKLERİ:

  • Rabbin kralı: Allah’ın seçtiği ve desteklediği kraldır. Yönetime gelişinde bile Allah’ın eli vardır. Allah’ın kralı’dır. Şeytan’ın kralı sinsice insanlığa zulmeden Deccal’dir.
  • Rabbin kralı daha gençken kendini fark ettiriyordu. Akıllıydı, yapıcıydı ve başarılıydı. Kişilerle değil sistemlerle uğraşırdı. Olayları özüyle kavrar ana nedeni bulurdu. Sorun çözmede ustaydı. İyi niyetle hareket ederdi. Bazı adamlar‘Bu adam mühim işler yapacak.’ Demişlerdi. Yine ‘ Bu adamda bir şey var. Onun ardında olun.’ Dediklerini bilirim. Onda olumlu kutsal bir güç vardı. Rab onunlaydı. Alçakgönüllüydü ve dürüst idi.
  • Mehdi doğdu. Dünyada yaşıyor. O, Türkiye’nin lideridir. Müslümanların ve tüm insanlığın adil yöneticisidir. Yaşananlardan sonra tüm insanlar, ‘İşte bu mehdidir.’ diyecek. Kimse onu inkar etmeyecek.
  • Recep Tayyip Erdoğan, kendi ülkesinde bozguncularla ve küresel bozguncularla mücadele etmektedir. Bozgunculuğu ve düşmanlığı yeryüzünden kaldıracak olan kraldır. Recep Tayyip Erdoğan, ulusal bozguncuları bıraktı ve küresel bozgunculara yöneldi. Allah onunla olacak ve onların gücünü yıkacaktır. Küresel algı da değişecektir.
  • Mehdi bildirildiği gibi 30-40 yaşlarında bir ülkenin başbakanı olarak genç filinta gibi bir delikanlı olarak ortaya çıktı. İnsanlığa hizmete koştu. Barışın beyaz bayrağını salladı. Doğruluğun peşinden koştu. Halka hizmet etti. Zalime tepki gösterdi, mazluma sahip çıktı. Gerçekler onunla açığa çıktı. Suçlular belirdi günahsızlar aklandı. Onunla değişim başladı. Bereket onunla geldi ve kalkınma onunla başladı.
  • RTE, Mehdi olduğuna dair pek çok olayla karşılaşmıştır. Pek çok insan geçmişten ona selam söylemiştir. Birileri eline geçmişten mektup vermiştir. Tayyip Erdoğan’ın Mehdiliğini kanıtlayacak pek çok olay yaşanmıştır. Bizzat kendisi bu tür davranış ve bilgilerle karşılaşmıştır. Kuzey Irak’ta yüzyıllar öncesinden bir kişinin ulaştırmak üzere bıraktığı mektup., Bir yaşlı kadının camii çıkışında Ona dualar edip bir talkım hareketler yapması gibi pek çok örnek olay yaşanmıştır. Somali’ye vardığında yıllarca yağmayan yağmurun yağması, bazı insanların sen Mehdi’sin demesi gibi pek çok olay görülmüştür.
  • Rabbin kralı ilk lider olduğunda peşine bir kadın taktılar ikide haberci koydular ki itibarını zedelemek istediler. Ancak tezgahçılar hedeflerine ulaşamadılar. Onun liderliğini itibarsızlaştıramadılar.
  • Rabbin kralı dürüstlüğü, doğru ve faydalı çalışmalarıyla diğer siyasi partiler içerisinde değişimler yaratıyor.
  • Tevrat’ta bildirildiği gibi Arap baharıyla başlayan değişimde kötü yönetimleri deviriyor. Zalim anlayışla siyasi mücadelesini sürdürüyor. Mazluma sahip çıkıyor. Yoksulu gözetiyor.
  • Başbakanın o karizmatik ve güçlü liderliği altında ezilenler batıl yolları ve yalanı tercih etmelerindendir.
  • Herkes ülkede bir olumsuzluk gördüğünde başbakana şikayet edeceğim diyor. Bu onun adil olduğunu ve insanlar namına faydalı hareket ettiğinin göstergesidir.
  • Son peygamber bir hadisinde şöyle dedi. İsa Yecüc ve mecüc ile mücadele edecek. Yecüc ve mecüc bozgunculuklarına devam edecek. İsa onları yenemeyecek ve onlarla baş edemeyecek. En sonunda İsa Allah’a dua edecek. Allah İsa’nın duasını kabul edecek. Yecüc ve mecüc halklarının enselerinden kurtçuklar çıkacak. Ve hepsi ölecekler. İşte bu bahsedilen hadis günümüzde Tayyip Erdoğanla gerçekleşmektedir.
  • İnsanlara mehdi veya İsa, Recep Tayyip Erdoğan’dır deyince insanların sanki dinleri elden gidiyormuş gibi karşı çıkıyorlar. Bu tür insanlar dinini tam bilmeyen ve evrensel hukuktan haberdar olmayanlardır. Batıl inanışlılar gerçeklerden haberdar değildir. Olağan dışı mucizeler yapan insan beklemek yanlıştır. Her kavim peygamberi böyle beklerdi ancak aralarından biri çıktığında ilk karşı çıkan batıl inanışlı cahillerdi. Allah her peygamberi kendi aralarından bir insan olarak gönderdi. Gerçeklerle beraber doğal olarak açıkça gelmiştir. Allah, aşama aşama İsa’yı iyice ortaya çıkartacaktır.
  • Türkiye, Rabbin kralı ile on yılda çok değişti. Ve Türkiye bu günlere güçlü olarak gelmiştir. Çok tehlikeli süreçlerden geçmiştir. Krizciler, restleşmeler, tehditler, istifalar, kargaşa çığırtkancıları, terör fırsatçıları, çeteler, uyuşturucu kaçakçıları, terör örgütleri hep birlikte Rabbin kralına karşı mücadele ettiler. Hepsinden önemlisi Rabbin kralı cuntaya karşı sağlam duruş sergiledi. Tüm mücadele ve olumsuzluklara rağmen Rabbin kralı hep başarılı olmuştur.
  • ‘Bir bu kalmıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ı peygamber de ilan ettiler.’ Diyerek şiddetle karşı çıkacaklar. Onlar zaten her iyi şeye kuru inatla mücadele ettiler. İnsanlık adına onca olumlu değişimi göremeyenler O’nun peygamber olduğunu görebilirler mi? İnançsız çıkarcılar sert tepki göstermeye devam ededursunlar. Zalimlerin günleri yaklaşmaktadır. Boş mücadelelerle ömürlerini tükettiler. Günahları sürekli artmaktadır. Rable mücadele etmenin sonucunu göreceklerdir. Onlar insanlığa ne kazandırdılar ki. İnsanlığa fayda veren Tayyip Erdoğan’a karşı kuru inatla mücadele ediyorlar. Bir dikili taşları ve iyi niyetleri yok. Sürekli halka zulmettiler. Kaynakları kendilerine akıttılar. İnananları, mazlumları ezdiler. İnsanları hor gördüler. Eskiden halka zulmedenler şimdi halka iyilik edenlere karşı savaşıyorlar.
  • Rabbin kralı insan sevgisiyle hareket ediyor. Ülkesine ve tüm insanlığa fayda veriyor. Barışı sağlıyor. Düzeni güzelleştiriyor.
  • Rabbin kralı her farklılığı birleştiriyor. Farklılıkların tehlike olmadığını öğretiyor. Tüm dinleri gerçek ve evrensel din çatısı altına topluyor.
  • Rabbin kralı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişini de biliyoruz. Çocukluğunu da gençliğini de biliyoruz. O’nu eskiden beri tanıyoruz. Futbol oynardı. Onun bir peygamber olduğunu düşünmüyoruz diyenler iyi bilsinler ki Rab dilediğini seçer. Dilediğini yükseltir ve peygamberi yapar. Çünkü Yeryüzündeki her işi o yönetir. Siz mi peygamberin kim olduğunu seçeceksiniz. Siz mi peygamberi beğeneceksiniz. Yoksa Allah mı size peygamber beğendirecektir. Geçmiştekiler de Peygamberi beğenmemişlerdi. İbrahim’i de, İsa’yı da Musa’yı da Muhammed’i de beğenmemişlerdi. O peygamberlere karşı mücadele etmişlerdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın peygamber olduğunu düşünmüyoruz diyenler kafalarındaki olağanüstü peygamber tabusunu bir kırsınlar. Cahiller mucizeler yapan, kutsal güçlere sahip olan birisini mi bekliyorlardı. Her peygamber bende sizin gibi bir insanım demişti. Yerim içerim çalışırım sizin aranızda yaşarım. Peygamber oluşumdaki bu tercih benim değil Rabbin tercihidir. O dilediğini yaparak her şeyi gerçekleştirmektedir. Geçmiştekiler de peygamber olamazsın, sen kavgacısın, düzeni bozuyorsun, yalancısın diye peygamberleri karalamışlardı. Aynı şeyler günümüzde de oluyor. Peygamber bir tane olur. Bu illa siz veya sizden olacak anlamına gelmez. Tüm insanlığa sahip çıkan bizdendir. Rab dilediğini seçer. Dilediğini dilediği yere getiri. Rab yeni yeni olaylar yaratır. Ve kulunu büyük peygamber haline getirir. Karşı çıkıp düzeni bozanlar. Eski krallıkları yıkılmasın diye peygamberi ve ona tabi olanları katletmek isterler. Bundan sonra Rab bu duruma öfkelenir ve inançsızların ısrarcı taşkınlıklarına öfkesiyle cevap verir. Tüm geçmiş kavimler hep böyle azaba uğramışlardı. Şimdi günümüzde de bir benzerini görmekteyiz. Artan doğal afetler bir karar yerine götürmektedir. İllaki azabı tattıktan sonra mı veya öldükten sonra mı onun kral peygamber olduğuna inanacaklar. O zaman çok geçmiş olacak. Siz mi peygamberi seçeceksiniz. Yoksa Rab mı kulunu seçecek.Rab dilediğini seçer ve sevdiği kulu yapar. Buna kimse karışamaz. O kalpleri bilir. Kimin doğru ve adil olduğunu kimin insanlığı düşünüp hizmete koştuğunu pek tabi bilir. Kimlerin oyun ve düzenle inananlara saldırdığını. Yalanlarla insanları aldattığını, onların kalplerindekini bilir. Dünya için türlü zulümler yapanları iyi bilir. Şimdi kim Rabbin kuludur. Kim şeytanın kuludur. Gerçekler çok açıktır.
  • Tecrübesi, tarihsel ve siyasal kimliği ile tartışmasız bir kişiliğe sahip olan Erdoğan çok sağlam karakterli ve faziletlerle donatılmış. Recep Tayyip Erdoğan; dürüst, barışçı, adil ve kalkınmacı haliyle büyük bir kimliğe sahiptir.
  • Allah RTE’yi çeşitli evrelerden geçirerek peygamber yapar. İnsanlar onun peygamber olduğunu ancak olaylar sonuçlanınca mı anlayacaklar. Tayyip Erdoğan, boşuna mücadele etmiyor. O bozguncu zihniyetle ve kötü sistemin savunucusu şeytanla mücadele ediyor. Bu siyaset basit eski siyasetlerden değildir. Siyasette yalanlar, aldatmacalar, oyalamalar eskide kaldı. Bu mücadele insanlık adınadır ve boş ve basit değildir. İnsanların canları, malları ve insanlığın düzenini ilgilendiren önemli gerçeklerdir. Allah esenliği böyle zalimlerle mücadele eden bir kuluyla getirecektir. İllaki bu kişi kendiniz, kendilerinden mi olacaktır. Hakkı tutan bir kul çıktığında görevimiz onun yanında olmak değil midir? Bu kibir kıskançlık ve asilik nedendir. Doğruluk sancağının ardında duranlarla yeryüzüne adalet ve adil düzen gelecektir. Bozuk sistemin savunucuları insanlara zulmederken onlarla mücadele etmek başarıya ulaştıracaktır.
  • Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı, üç dönem başbakan seçilmesi, Cumhurbaşkanlığı makamını istememesi, yaşadığı tüm tecrübeler o’nu Mehdilik makamına getirmiştir. Allah o’nu terbiye etti ve olgunlaştırdı.
  • Yaşamın çarkını ele geçirmiş öfkeli şeytan, savaş ve ölüm tanrısıdır. Rab, Tayyip Erdoğan’ın kılığında insanların karşısına çıkar.
  • Rabbin kralı dünyada birlikte yaşama kültürü oluşturmaya çalışıyor. İnsanlık için sevgi ve kardeşliği öğretiyor.
  • Rabbin kralı, herkese içtenlikle samimiyetle yaklaştı. İnsanlara ve yaratılmışlara karşı samimi ve adildi. Peygamberlerin ahlakına sahipti. Kimsenin hukukunu çiğnemezdi. Kendisine düşmanlıkla geleni yumuşatırdı. Hakkın doğruluğun ve adaletin savunucusuydu. Tanrıya inanıp ondan korkanlar tarafından destek bulurdu.
  • Son peygamber ‘Mehdi’ye korku ile yardım edilecek.’ Demişti. Gerçekten de RTE’ ye korku ile yardım eden çoktu.
  • Rabbin kralı: ‘ İmkanlarımızı küresel barış için seferber etmede hiçbir çekince göstermiyoruz.’ Rabbin kralı dış politikada insani ve vicdani unsuru sürekli vurgu yapmaktadır. İnsanın dışlandığı ve vicdanın göz ardı edildiği dünyada açlık, sefalet kan ve gözyaşı getirdiğini bildirmiştir.
  • Rabbin kralı dedi ki: ‘Türkiye hiçbir mezhebin karşısında değildir. Tarafgirlik içinde değildir. hiç kimsenin iç işlerinde gözümüz yok. Biz kalemin kılıcı kestiğine inanırız. Bölgedeki her ülke Türkiye’den emin olsun. Türkiye bir güç mücadelesi içinde değildir. Türkiye hem batı hem doğu için bir imkandır.’ Dedi.
  • Recep Tayyip Erdoğan ülkesinde ve dünyada Askeri güce sahip olan egemenlerle canı pahasına da olsa doğrulukla ve yapıcı olarak mücadele etti.
  • Rabbin kralı kendisine muhalefet edenlerin yalanlarını, pisliklerini, iftiralarını, uydurma haberlerini temizlemekten yorulmadı. Faydalı işler yapması engellendi. İnsan yaratıldığında, insana ve iyi düzene şeytan karşı olmuştu. İnsanoğluna faydalı işlere ve iyi düzene karşı olan şeytan hep engeller çıkarmaya çalıştı. Kafa karıştırdı. Ayrıntılara daldırdı. Süreçlerdeki bazı küçük pürüzleri önemliymiş gibi algılattırdı. İşte Rabbin kralına muhalifler de Kralın iyi işlerine engel olmuşlar ve iyi düzene karşı çıkmışlardır. Yalan ve iftiralarla iyi işleri bulandırmak istediler. Yeryüzünde Tanrı’nın ruhuyla şeytan’ın ruhu mücadele etmektedir. Doğruluk, barış ve sevgiyle insanlığa hizmete koşan bir kralla bunu engelleyici anlayışta hareket eden şeytanın taraftarları. İnsanlığın yanındaki anlayışla karşısındaki anlayış açıkça ortadadır. Halka hizmet eden anlayışla halkı sömürüp düşman eden öldüren anlayış bellidir.
  • Rabbin kralının karşısındaki anlayış saplantılıdır. Menfaat takıntısındadır. Bir kere inkar etti mi artık onun gözü gerçekleri görmez. Düşmanlıkla ve muhalif anlayışla olaylara baktığından iyi işlerini hiç görmez. İlk aklına gelenleri söylerler, gerçeklerden uzaklaşırlar. Bilgisizce onlar (kötüdür.) öyledir anlayışıyla hareket ederek sürekli suçlamaya çalışırlar. Rabbin kralını karalamak için ne kadar uğraşsalar da bu çabaları hep onların itibarsızlığını ortaya çıkarmıştır. Yalancılar ve hakkın karşısında olanlar toplum içinde değer bulamazlar. Onlar mücadelelerinde kralın nefesiyle ( doğru sözleriyle) (ölürler) İtibarları yıkılır ve halkın nazarından düşerler.
  • Rabbin kralı Nitelikli nesil için ve yeryüzüne inananların hakim olması için 3 çocuğu ve üremeyi tavsiye etmiştir. Dindar nesil yetiştirmeyi öğretmiştir. Halka gelecek için yatırım yapmasını ve çalışmalarını tavsiye etmiştir.
  • Rabbin kralı anlaşma sandığını ortaya çıkartıyor. Anlaşma sandığı Tanrının insanlara uyması gerektiğini söylediği yasalardı. Bir değişle ayetlerdir. Kurtuluş ve cennet karşılığında insanların barışı, kardeşliği nasıl koruyacağı anlaşılmaktadır. Tayyip Erdoğan ile gerçekler ortaya çıkar. İnsanlar dini değerleri anlarlar ve bu değerlere sahip çıkarlar. İnsanlık gerçekleri görmeye başlar. Kimse çocuğunu tanrıya itaat et diye eğitmez. Çünkü gerçekleri herkes görür. Tanrı yeryüzünün kaderine açıkça müdahale etmiştir. Tanrının müdahalesine kadar yaşanan tüm olaylar ve son yaşananlar gerçeği tamamen yansıtacaktır. Tüm insanlar insani hakların korunmasını isteyen tanrıya bağlı kalırlar.
  • Tayyip Erdoğan’ı yalan söylediğini iddia edenler, onun yalanlarını, hatalarını ve gerçek yüzünü ortaya çıkartmak için iftiralara ve yalanlara başvuruyor ve kendi sapkınlıklarını göremiyorlar.
  • Seviyesiz ve ahlaksız siyaset yapanlar Rabbin kralını itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Yalan, iftira ve hakaret siyasetin bir unsuru olamaz. Ancak inançsızlar siyaseti bunlardan ibaret sanıyorlar. Onların seviyesiz siyaset yapmaları onları gülünç duruma düşürmektedir. Yaptıkları siyaset ve ortaya attıkları iddiaların ardından yalan ve uydurma sonucu ortaya çıkmaktadır.
  • Gerek iç gerek dış siyasette Rabbin kralının siyasetini beğenmeyenler çıkarlarına ters düştüğünden eleştirmektedirler. Türkiye gerek Ortadoğu’da, gerek uzak doğuda tüm dünyada olan zulümlere katliamlara sessiz kalsın diyorlar.
  • Rabbin kralıyla Türkiye bir yandan Avrupa birliğine girmeye çalışıyor, bir yandan küresel toplantılara ev sahipliği yapıyor. Bir taraftan Ortadoğu halklarını anlıyor ve doğru yönlendirmeye çalışıyor. Haksızlıklara ve Arap baskıcı yönetimlere karşı çıkarken bir taraftan da ABD, Rusya gibi ülkelerle irtibat içinde oluyor. Medeniyetler ve dinler ittifakını yakalayan ve doğu ile batı çatışmasında hakem ve doğru teraziyi kuracak yapıda olan bir ülkedir. Dünyanın bu Türkiye fırsatını kaçırmaması ve Gelmiş olan İsa’nın yanında yer alması gereklidir.
  • Mehdi Müslümanlık nerede söndüyse oradan gelecek denmiştir. Pek çok alim İstanbul’dan çıkacağını işaret etmiştir. Son peygamberin İstanbul için hadisi de boş değildir. Eski alimler dönemin gelişmiş şehri Şam olarak İstanbul’u işaret etmişlerdir.. Mehdinin geleceği dönemde Müslümanlar Yani inananlar başsız lidersiz yani halifesiz olacak denilmiştir. Gerçekten de Müslümanların halifesi yokken gelmiştir. Yine İslam’ın etkisini yitirdiği yerden mehdi gelecek denilmiştir.
  • Recep Tayyip Erdoğan, Dünyada inananların hukuki temsilcisidir.
  • Tayyip Erdoğan ile laik demokratik ve sosyal devlet anlayışı özüne kavuşmuştur. Erdoğan’dan daha sosyal ve daha demokrat insan bulamazlar.
  • Başbakan Erdoğan, liderlik vizyonu, Ortadoğu ve Balkanlar’da izlediği olumlu politikalar, dünya çapında ekonomideki başarı, medeniyetler ittifakına yaptığı katkı, Türkiye’yi dünya genelinde getirdiği olumlu nokta dolayısıyla ödüle layık görüldü.
  • Recep Tayyip Erdoğan’ı medyalarında itibarsızlaştıracak haberler yapıyorlar. Yalan söylüyorlar ve iftira atıyorlar. Onlar Kılıçtaroğlu gibi batıl bir inancın asılsız bir kuru inadın peşinden gitmektedirler.
  • Ey bilge kral, Tanrının nuruyla karanlığı aydınlatansın. Evrensel problemleri yüreğinde hisseden vicdanlı kraldır Recep Tayyip Erdoğan.
  • Recep Tayyip Erdoğan evrensel problemleri yüreğinde hisseden vicdanlı bir kraldır.
  • Recep Tayyip Erdoğan doğru, dürüst ve adaletli bir insan. İnsanları seven, onlara hizmet eden barışı duyurandır. Çünkü onda Rab korkusu ruhu var.
  • Rabbin kralı doğruluğu, adaleti, insanlığa sahip çıkmayı, insana saygıyı ve insana hizmeti öğretiyor. İnsanlığın nasıl yönetileceğini ve insanlığı nasıl yüksek bir medeniyet seviyesine çıkaracağının yollarını öğretiyor.
  • Rabbin kralı insanlığa bir ders veriyor. Şeytanın egemenliğini deviriyor. İyi bir öğretici ve iyi bir örnek oluyor.
  • Başbakanın iradesini ve yaptıklarını sorgulama gibi bir fırsatı oluşturmaya çalışanlar Geçmişte Rabbin kralının sayısız hizmetlerine ve başarılarına baksınlar. Halk adına çabalarına baksınlar.
  • Rabbin kralı paşalara ve yeryüzünün egemenlerine tepki gösterirken o sağlam duruşundan hiç şaşmadı. Gerçeğin ardından gitmekten canı pahasına olsa vazgeçmedi. O doğrucu ve adaletli bir kraldı.
  • Dünyada birkaç liderden biri olan Başbakan Erdoğan’ı, dünyanın neresine gidilirse gidilsin herkesin tanıdığını görürsünüz.
  • Rabbin kralı (Recep Tayyip Erdoğan) Irak ziyaretinde bir adam yanına yaklaşarak bir zarf vermiştir. Zarfı verenin dedesi ‘Torunum sen o zamana erişeceksin. Senin zamanında Osmanlıdan bir lider burayı ziyaret edecek. Ona bu mektubu ver.’ Demiştir. Bu durumda O’nun mehdiliğinin bir göstergesidir. Tayyip Erdoğan bu gibi olaylarla çok karşılaşmaktadır.
  • Rabbin kralı ahlaki ve tanrısal değerlere sahip çıkışı bakımından tam bir örnektir. İnsanlığı yönetirken aldığı kararlarda vicdan süzgecinden geçirerek ve rabden çekinerek alıyor. Bir karar alırken insanlığa zarar vermeyecek şeyi ve faydasına olan şeyi tartarak alıyor.
  • Rabbin kralının Rab korkusu ve insan sevgisi aldığı her kararda kendini gösteriyor. Nerede bir zulüm görse gerçekleri haykırmaktan çekinmiyor.
  • Tecrübesi ve tarihsel bakışı, hak ve adalet önceliği, siyasal kimliği tartışmasız olan Recep Tayyip Erdoğan beklenen Mesih değil de kimdir.
  • Rabbin kralının egemenliği Rabbin egemenliğidir. Rabbin egemenliği insanların ve dininin egemenliğidir. Tayyip Erdoğan’ın önündeki engelleri kaldıranların şanı yücelecek, başarılı olacaklar ve rahatlayacaklar. Onun karşısında olanlar kaybedecek, itibarsızlaşacak ve yerin dibine girecekler. Onun başarısı onun yanında olanların başarısıdır. Onun yanında olanlar doğruluğun yanındadır. Doğruluğun karşısında olanlar batıl kalacaklar ve doğrulukla asla savaşılamaz.. Her geçen gün eriyeceklerdir.
  • Rabbin kralının beklenen İsa olduğunu insanlar ne zaman anlayacaklar. Rabbin yeryüzüne müdahalesi gelince ve her şey bittikten sonra mı uyanacaklar. Tüm bu yaşananlar gerçeklikle ve kalplerdeki asıl niyetle yaşanıyor. Rab inananlarla inanmayanları yaşananlarla ayırıyor.
  • Rabbin kralı Erdoğan, Yardımlaşmayı, dayanışmayı, paylaşmayı sadece Müslümanlar için değil dünyanın tüm insanları arasında ortak değerler olarak görmüştür. Yakın ve uzak coğrafyalarda yaşanan sıcak gelişmeleri ve krizleri sırf insanlık ve vicdan adına değerlendiriyor. Tüm ulusların huzuruna ve toprak bütünlüğünü savunduklarını ve Türkiye’nin kendisinden emin tehlike arz etmeyen dost bir ülke olduğunu tüm komşuları ve dünya bilmektedir. Çevremizdeki ülkelerin sosyal yapıları, dinleri, mezhepleri kökenleri ne olursa olsun onları insan olarak gördüklerini ve halkların çıkarlarına yardımcı ve dayanışmacı bir tavır sergilemektedir.
  • Mehdi(RTE): Yalan, uydurma, kafa karıştırıcı haberleri düzeltmekten yılmamıştır. Çamur atalım izi kalsın, kuyuya bir taş atalım kırk akıllı çıkaramasın gibi bozuk niyetle söylenmiş haberleri, söylentileri düzeltmekten yorulmamıştır. Zalimlerin işi hep böyle safsatadır.
  • Geçmiş peygamber dönemlerinde Nuh’a da, Muhammed’e de deccal demişlerdi. Şimdi Tayyip Erdoğan’a da yalancı diyen, deli diyen şaşırmış diyen zihniyet de aynıdır. Aynı devirler ve yeryüzündeki aynı anlayışlar devam etmektedir.
  • Türkiye’yi mazlum halklarının lideri haline getiren Rabbin kralıdır. Medyayı tekelinde bulunduran ve küresel gündemi belirleyen zalimler iletişimin güçlenmesiyle de egemenliklerini yitirdiler. Rabbin kralı dünyaya yön veriyor.
  • Pek çok ülke küresel krizde kendini kurtarmaya çalışırken Türkiye büyüyor. Yatırım yapıyor. İşsizlik azalıyor. Bu ülkede bir güven var. Aldatıcı ve yiyici bir yönetimleri yok. Yeni projeler yeni hedefler ticareti arttırıyor. Gelişmek için çabalayan, halka hizmete koşan aynı ruha sahip güçlü bir kadroya sahip anlayış var.
  • İnançsızlar, inananları sindirmek istiyorlar. İnananlara öncülük eden İsa’ya ve ülkesi Türkiye’ yi sindirmek için birçok yol deneyecekler. Türkiye ile mücadele ediyorlar. Türkiye ile mücadele ederken barışla, kardeşlikle, huzur ve güvenle mücadele ediyorlar. Türkiye ile mücadele ederken İnsanlığa, esenliğe, sevgiye karşı çıkıyorlar.
  • Rabbin kralı nice zorluklarla karşılaştı. Hiç durmadı sürekli mücadele etti. Şeytanın kralları ve destekçileri ona engel olmak için mücadele ettiler. Dünya ne kadar bozuksa o kadar düzeltilecektir.
  • Rabbin kralına muhalefet yapanlar büyük bir şey yaptıklarını sanarak böbürleniyorlar. Kameraların karşısına geçip uydurma, temelsiz, gayri resmi aşağılayıcı tavırlarla konuşma yapıyorlar.
  • Türkiye’nin güçlü olduğunu Krizle ayakta duramayan güçlü ülkelerin çaresiz kalmalarından öğrendiler. Gerçi onların da güçsüz oldukları anlaşıldı.
  • Türkiye’de terörün olması doğaldır. Tüm dinlerde peygamberlerin halkları sürekli katlediliyordu. Aynı böyle bir dönem yaşamaktayız. Türkiye halkı asla zulmeden olmamıştır. Daima mazlumun yanında olmuştur. Barışı, adaleti ve adil düzeni istemiştir. Zalimle mücadele eden Türkiye halkı tarih boyunca hakkın yanında olmuştur. Bu yüzden içerden ve dışardan Türkiye düşmanlığı yapanların birlikteliği terörü oluşturmuştur.
  • Terörle varlığını devam ettiren siyasi güç noktaları vardır. Türkiye’nin başında böyle bir terörün olmasını isteyen ve bu duruma sevinen ve bundan varlığını sürdüren iç ve dış güçler vardır.
  • Son derece abartılı biçimde ortalığı velveleye verenlerin gayretli çabaları boşa çıkacak.
  • Bush’u “Deccal” olarak karşımızda gördük şimdi barışı yayan doğrucu ‘Mesih’ i Tayyip Erdoğan’ı görmekteyiz.
  • Rabbin kralı Medeniyetler ittifakı, dinler arası diyalog gibi her türlü birliği sağlama çabasında olmuştur. Mehdi yeryüzünde barışı tesis için çalışmıştır.
  • Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan’da düzenlenen D-8 Zirvesi’nde 22.11.2012 de konuştu. Erdoğan, zirve ülkelerine işbirliği çağrısında bulundu.”D-8′i küresel düzeyde bir güç haline getirebiliriz” dedi. Müslümanların birlikteliğini istedi.
  • Mehdi Arap birliğine de aynı çağrıları yapmıştır. Arap birliğini yöneten ve dünyaya öncülük eden liderdir. Halife özelliğiyle müslümanlara birlik sağlamıştır. Mazlum müslüman ülkelere sahip çıkan haliyle bir önder durumundadır. Bunlarla beraber batıya savaş ve düşmanca bir tavırla değil de doğru yola çağırır bir tavır kullanmaktadır.
  • Rabbin Kralının Çin gezisinin sonunda bölgeye yakın yerde Endonezya’da 8,6 lik bir deprem meydana geldi. Hiçbir şey Rab den habersiz olmuyor. Rabbin kralının Çin gezisinin ardından yeni bir plan kuran küresel karanlık güçler tanrının uyarısıyla karşılaşmıştır. Bu uyarı özellikle küresel bozgunculara korkusundan destek veren ülkelerin bölgesinde gerçekleşmiştir.
  • Avrupa ve dünyada hükümetler değişiyor. Liderler bir bir gidiyor. Tüm bu değişimler Rabbin kralına ortam sağlayacaktır. Tüm ulusları ve insanlığı kucaklayan tavrıyla insanlığa barışı getirecek olan krala Rab ortam sağlamaktadır.
  • Rabbin kralı devletlerdeki değişimi gerçekleştirecek. Kendi ülkesi değişimin öncüsü oldu. Tük ulusların liderlerine baş eğdirecek. Doğruları söyleyerek batılı yıkarak ilerleyecek. Kendi ülkesindeki devletin anlayışını nasıl iyileştirdiyse tüm ulusların anlayışını da öyle iyileştirecek. Devletleri ele geçiren menfaatçilerin vesayetleri kırılacak. Dünya hırsıyla devlet yönetme anlayışı bitecektir. Ülke çıkarları yerine tüm insanlığı ve yeryüzü halkının çıkarlarıyla birlikte hareket edilecektir.
  • Kim ne derse desin rabbin kralı doğruluğun ardından giden ve Rabbinden korkan kral olarak anılacaktır.
  • Artık Rabbin kralının ismi çocuklara konuluyor. Sokaklara, yapıtlara onun adı veriliyor. İlerde onun için saygı duruşları, dualar edilecek. Hakkında kitaplar yazılacak. Dünya tarihine Rabbin Kralı diye yazılacak. Ona özel bir sevgi ve saygı gösterecekler.
  • Hani 11 eylül ile Ortadoğu ya İsa’yı getirmeyi arzulayanlar İSA gelince neden ona tabi olmuyorlar. İşte İSA geldi ve içlerinde. Dünyayı düzeltiyor. Hani İsa’yı getirmek için mücadele edeceklerdi, O’na destek için yemin etmişlerdi. İşte onlar tam inançsızdır. Menfaat derdinde olanlar tüm dünya da yıllarca can katlettiler.
  • Küresel işsizlik, küresel yoksulluk ve küresel gelir adaletsizliği Rabbin kralı ile son bulacak. Taşlar yerine oturacak. Sistem iyi ve adil olarak çalışacak. Rabbin hukukunun üstünlüğü yeryüzünde herkesçe kabul edilecek.
  • Rabbin kralı Küresel kriz ve yeryüzünde yaşam için ‘Hepimiz aynı gemideyiz. Kardeşçe yaşayalım. Savaşı ve kargaşayı bırakalım. Birbirimizi sevelim ki güven ortamı oluşsun.’ diyor. Ancak kazanç sağlayan zalimler kötü kuruntularından vazgeçmiyorlar.
  • Rabbin kralı 20.yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başında geldi. Türkiye ve dünyanın çok sancılı ve kritik döneminde geldi. Son 200 yıl en kötü dönem 11 Eylüle doğru gidildi. Karanlığın dibi 11 eylül 2001 de gerçekleşti. İnsanlık adına acılar, savaşlar, sıkıntılar, krizler ve siyasi bunalımlar yaşandı. Son yaşananlar İsa’nın yani Rabbin kralının gelişini müjdeledi.
  • Son on yılda yaşananlar insanlığa dibin dibini yaptırdı. 11 Eylülle dünyada savaş çağı yaşandı. İnançsızlık tüm devletlerde egemendi. Tüm bu yaşananlar bir şeylerin doğum sancısıydı. Son kritik zamanlarda normal olmayan bir şey gerçekleşti. Recep Tayyip Erdoğan Rab tarafından insanlığa gönderildi. Beklenen İsa idi. O beklenen Mehdi idi. O eski dinlerde Rabbin kralıydı.
  • Rabbin kralı 26 Kasım 2011 yılında laparaskopik yöntemle sindirim sistemi ameliyatı olmuştu. Bir gazetecinin ameliyattan korktunuz mu sorusuna ‘Yok korkmadım. Çünkü Allah’a inanırım.’ Cevabını vermişti.
  • Rabbin kralının gitmediği yer, ilgilenmediği sorun kalmamıştır. O sırf Rabbin rızası için insanlara hizmete koştu. Yılmadı yorulmadı. Yeryüzü böyle bir kral görmedi daha görmeyecekte.
  • Rabbin kralıyla mücadele edenlerin cahiliyetini kullandıkları üslup göstermektedir. Küçümser tavırlı konuşmalar, sen kimsin ki imajı vermeler, Recep bey gibi aşağılamalı hitap şekilleri ancak medeniyetsiz ve çıkar derdinde olanların işidir.
  • Rabbin kralına kahvehane üslubuyla konuşuyorlar. TV de haberleri de böyle uydurma argolu sokak diliyle yapıyorlar. Herhangi bir belgeye ve doğruya dayandırılmadan demokrasi ve hukuk dışındaki bütün siyasi yöntemlerle mücadele ediyorlar. Rabbin kralını ve fikirlerini yıpratma amacı taşımaktalar. Çamur atanların nereden geldiğini takip ederseniz suçlular olduğunu görürsünüz. Yıllarca Türkiye halkına ne kötü günler yaşattılar.
  • Rabbin kralının eşinin başörtüsüne, kişiliğine ve namusuna mecliste laf attılar. İnançsızlar; terbiyesizlik edepsizlik ve çirkeflik yaparken haddi aşmaktadırlar. Rabbin kralı inanan halkları irtica ve terör olarak gösterenlere tepki göstermiştir.
  • Rabbin kralı barışa çağırıyor. Uluslara operasyon yapılmasın, savaşlar olmasın, Ortadoğu’ya saldırılmasın, insanlar ölmesin diyen bir kral. O Rabbin kralı insanlığa hizmet edilsin, fakir muhtaç gözetilsin barış içinde kardeşçe birbirimize destek olarak yaşayalım diyen bir insandır. Rabbin kralı insanların sevinmesinden mutlu olan bir kraldır.
  • Türkiye halkı Rabbin kralıyla kutsal emanetlerin farkına vardı. Rabbin kralına yeryüzü halkı da sahip çıkacak. Menfaat derdinde olanlar bozgunculuk yaparlar. Ahireti isteyenler hizmet ederler ve barışı isterler.
  • Mehdinin ordusu silahlı bir ordu değildir. Mehdi’ye fikren destek veren herkes onun ordusudur. Onun yanındakiler ve ona destek veren herkes yeryüzünde şeytanın egemenliğini devirmek için mücadele etmiştir. İyi düzen için mücadele edip insanlığa faydası olanlar cennetle müjdelendiler.
  • Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammet onun kulu ve elçisidir. Sözünün ne kadar isabetli olduğunu bu günümüzde daha iyi anlamaktayız. İnananın belirtisi Muhammedi sevmesiyle belli olacaktır. Çünkü Muhammet insan haklarını, barışı, sevgiyi, doğruluğu, adaleti, insana hizmeti istemişti. Tüm insanlığın çıkarlarına hizmeti, kardeşçe yaşamanın önderliğini ve temsilciliğini yaptığından Muhammed’i seven ve destekleyenler inanmışlardır. Onu sevmeyenler ve desteklemeyenler eski egemenlerdir. İnsanlığa hizmet, barış ve sevgi onların işine gelmiyordur. Menfaatçiler doğruluğu ve barışı temsil eden peygamberi sevmezler. Çünkü doğruluk ve barış menfaatçilere dünya’da bir şey kazandırmaz. Ahreti istemediklerinden inanan değildirler. Böylece Rabbe inanmazlar ve şeytanın tarafında yer alırlar. İşte günümüzde Tayyip Erdoğan’ın durumu da böyledir. Onu sevenler onun insanlık için çabalarını insanlığa hizmetini barışı, adaleti, doğruluğu savunmaktadır. Onu sevenler Rabbi ve onun evrensel dinini sevmektedir. Tayyip Erdoğan’ı sevenler doğruluğu, iyiliği ve insana hizmeti istemektedirler. Bu nedenle Tayyip Erdoğan’ı seven ve sevmeyen iki kutup ortaya çıkar. İste Tayyip Erdoğan’ı sevmekle sevmemek inananla inanmayanı ayıran çizgidir. Her peygamber döneminde tüm peygamberler bunları yaşamıştır. Allah’ın bir elçisi insanlığın savunucusudur. Diğer tarafta insanlığın düşmanı menfaatçiler vardır. Bu nedenle Allah’tan başka ilah yoktur ve Tayyip Erdoğan onun kulu ve elçisidir den ziyade onun kurtarıcı kuludur demek daha doğrudur. Tarih tekerrürden ibarettir. Yeryüzü bir peygamber dönemi daha yaşamaktadır.
  • Rabbin evrensel dini insan odaklıdır. İnsanın huzuru, esenliği içindir. İnsan öldürmeyeceksin, hırsızlık yapmayacaksın, zina etmeyeceksin, gibi emirler insanlığın huzurunu sağlar. Bu kanunları her din ve her millet kendi kanununda uygular ve bunlar evrenseldir. İşte tanrının evrensel dini ve Allah’ın yasaları budur. Toplum düzenini ve küresel barışı sağlayan peygamberin tanrının evrensel değerlerini öne çıkararak çalışması tüm gerçekleri göstermektedir.
  • Rabbin kralı bir barış elçisidir ancak O’nu anlayamıyorlar. Rabbin kralı beklenen İsa’dır. Tevrat’ta denildiği gibi Tayyip Erdoğan’a her yerden dualar yükseliyor.
  • Rabbin kralı her sıkıntıyı çözmekte ve stresi atlatmakta başarılı olacak. Neredeyse her şey bitti, düzen tosladı dendiği anda kıvrak bir manevrayla ülkeyi doğru hedefe götürecektir. Daha öncede buna benzer örnekler yaşanmıştır.
  • Vesayetçilerin taraftarları pireyi deve yaparak ortalığı karıştırmak istiyorlar. Gayri resmi yöntemlerle taşkınlık çıkartanlar kaba kuvvetle başarıya ulaşacaklarını sanıyorlar. Mehdi Erdoğan, Rabbin izniyle onların fitne fesat oyunlarını bozdu. Kimsenin emrine girmedi. Güçlü egemenlere boyun eğmedi. Burjuvanın eli TÜSİAD ile mücadele etti. İnsani hakların savunucusu olarak hakkın sopası oldu.
  • Rabbin Kralı Türkiye’de, Kafkaslarda, Avrupa’da, Afrika’da Orta Asya’da her geçen gün sevenleri ve destekçileri artmaktadır. Dünyada inananların iyi bir düzen arzuladığı bir gerçektir. İnsanlar huzuru ve esenliği özlemişler.
  • Rabbin kralına suikast hesabında olan Şeytanın askerleri asla başarıya ulaşamayacaklar.
  • Rabbin kralına savaş açmak için hazırlık yapanlar olacak. O zaman savaş naraları duyulacak. Avrupa’da Tüm inananlar ayaklanacak ve yürüyüşler yapacak. Afrika’da yürüyüşler yapılacak. Türkiye’ye saldırıya karşı Ortadoğu’da güçlü bir tepki gösterilecek. Kafkas ülkelerinde Türk cumhuriyetlerinde büyük tepkiler olacak. İşte bu zamanlarda Rabbin kralı çok güçlenmiş olacak. Ancak bütün bunlara rağmen gücü elinde bulunduranlar tam savaş hareketine geçecekleri anda Tanrının soykırımı gerçekleşecek. Şeytanın taraftarları yeryüzünden silinecek.
  • Rabbin kralı yalan ve uydurma haberleri düzetmekten yorulmaktadır. Bozguncular sürekli yalan haber yapmaktadırlar. Türkiye hem demokraside hem de büyümede çok daha hızlı ilerleyecekken muhalif cahiliyet gelişmeyi yavaşlatıyor. Faydalı tüm yasalara engel oluyorlar.
  • Rabbin Kralı RTE sürekli dua alıyor. Ona muhalif olanlar insanlığa, barışa, sevgiye, insanlara hizmete muhaliftir. Evrensel değerlere ve Rabbin dinine muhaliftir.
  • Rabbin kralı yaptığı iyi işlerden dolayı sürekli dua alıyor. Hem ülkesindeki insanlara hizmet götürüyor hem de dünyadaki mazlum halklara sahip çıkıyor. İnsanlar onu seviyorlar. Çünkü onun insanlığa çok faydası oluyor. Gelecek nesiller bunu daha iyi görecekler. Şimdi ona muhalif olan anlayışlar kendi liderlerine dua etsinler bakalım edebilecekler mi. Tanrıya dua edecek yüzleri olamaz. Çünkü onlar insanlığı ve sevgiyi amaçlamadılar. Sadece kendi menfaatlerinden dolayı insanlığa faydalı işleri engellemeye kalktılar. Tanrıya dua edecek yüzleri olmayınca kime dua edecekler. Rabbi neden karşılarına aldılar. Doğruluk ve adaletten ayrılanlar sırf bizim yapamadıklarımızı onlar yapıyor diye kıskançlıkla ve kuru inatla mücadele ediyorlardı. Onlar Tanrının karşısında olduklarında ne dua alırlar nede destekçilerin dua etmeye yüzleri vardır.
  • Rabbin kralına muhalif liderlere oy verenler yalanın yanında olduklarından kendilerini sorgulasınlar. Onlar liderlerine dua edemezler. Yüzleri yok. Çünkü onlar bu zaman kadar demokrasiyi kendilerine kullandılar, haksızlık ettiler, sömürdüler, ayrımcılık yaptılar, inançlı halkları ötekileştirdiler. Zalimlik ettiler insan öldürdüler. Hadi dua etsinler bakalım liderlerine dua edebilecekler mi.
  • Rabbin kralı hem kendi ülkesinde hem de dünya halklarına sahip çıkmasından dolayı sevilmektedir. O sürekli dua almaktadır. Pek çok ulustan dua alıyor. Ortadoğu’da bunu net görmekteyiz. Avrupa, Asya, Kafkas ve balkanlardan da bunu görmekteyiz. Onun faydalı işleri pek çoktur.
  • Tayyip Erdoğan’ın kurduğu yeni düzene karşı zalimlerin birlikteliği vardır. Kötü düzeni isteyenlerin Doğruluğa karşı mücadelesi kirli tezgahlarla devam etmektedir.
  • İran’a saldırmayı düşünenler ve Rabbin kralı (İSA) ile mücadele edenler Rabbin öfkesinden kaçamayacaklar. Bela ve musibetler onların üzerine gelecektir. Kim Rabbe yönelen inanan mazlum halkın canına kastederse belayı yanı başında bulacaktır.
  • Rabbin kralı için İslam dünyasının lideri diyorlar. Hayır O, insanlığın ve tüm insanların lideridir. O beklenen tüm dinlerin lideri, inanan tüm inananların lideridir.
  • Rabbin kralı kendi ülkesinde uydurma manşetlerle ve haberlerle nasıl çarpıştıysa dünya medyasında da uydurma ve yalan haberlerle öyle çarpışacak. Ve mücadele ederek esenliği getirecek.
  • Rabbin kralının sözlerinde hikmet var. Çok isabetli kararlar alıyor. İnsanlığa hizmet ediyor ve tüm sosyal sorunları gidermeye çalışıyor.
  • Rabbin kralında isabetli görüş, derin anlama yetisi var. Basiretli, olayları özüyle keşfedebiliyor. Görüneni değil görünenin perde arkasını ve amacını görmektedir. Rabbin nuruyla bakıyor ve derin feraset sahibidir.
  • Yeryüzüne Rabbin kulu İsa hükmedecek dünya İstanbul’dan yönetilecek. Bu şehir Osmanlı’da olduğu gibi barış ve sevgi merkezi olacaktır.
  • Mehdi Türkiye’den dünyayı adilce yönetecek. Hiçbir ayrım yapmayacak. O’nun bazı karaları Arapların hoşuna gitmese de tüm insanlığı kucaklayan yapısıyla barışı getirecek.
  • Rabbin kralına arkadaşlarına ve ekibinin arasına nifak sokmak istiyorlar. Uydurma haberler yayıyorlar. Türkiye halkına ve dünya insanlarına da nifak sokmak ve ayrılıklar çıkartmak istiyorlar. Sayısız çoklukta türlü kötü planlarını sürekli görmekteyiz. Münafıklar inandık deyip de hakla savaşıyorlar. Çünkü onlar kendi çıkarlarına hizmet edecek birilerini istiyorlardı. Mazlumun, fakirin ve işçinin hakkını savunmak ve yeryüzü nimetlerini paylaşmak zalimlerin hoşuna gitmiyordu.
  • Zalimler Türkiye ye ve Rabbin kralına karşı şunlara bir ders verelim de hiç kimse bize başkaldırıya cesaret edemesin. İnsanlığa bir ders olsun. Üstünlüğümüzü ve baskıyı gösterelim diye Rabbin kralına ve ülkesine şimdiye kadar gizledikleri türlerden nükleer ve kimyasal silah kullanmayı isteyecekler. Yok edelim şunları diyecekler. ‘Bize asi olmak ne demekmiş görsünler.’ Diyecekler İşte tam kitle imha silahını kullanmaya karar vereceklerinde Rab onlara dersini verecek.
  • Kentsel dönüşüm yasasıyla Türkiye’yi yeniden imar eden mehdi, dünyayı da imar edecek.
  • Birkaç yalanla insanların rabbin kralına yönelmesini engellediler. Birkaç suçlama ile insanları aldattılar. Aldananlar neden sayısız iyi işleri başarıları ve insan odaklı çalışmaları, ülkesine dünyaya hizmet edişini görmediler de küçük yalanlara kanıp pire için yorganı yaktılar. İşte Rab bazı insanların inanmasını böyle engeller.
  • Zerdüşt, gelecek bir alemşümul muhakemeden de bahsetti. Kendinden 3.000 yıl sonra Ehrimen ‘in gücü zeval bulacak ve hakikat-adalet evi kurulacaktır. Böylece itaat ruhu zafere ulaşacaktır. Muhakeme, ateş ve erimiş maden ile olacaktır. Bütün bu işler; “Saoşyant” denilen kurtarıcının doğmasıyla gerçekleşecektir. O Kansava Gölü ‘nde yıkanan bir bakirenin o gölde bulunana Zerdüşt ‘ün tohumuyla gebe kalması sonucu doğacaktır. Böylece ölülerin doğması başlayacaktır. Anlatılan tüm bu ifadeler günümüzü ve mehdi’yi nitelemektedir. Zerdüşt’ün tohumu demesi diğer peygamberlerin de benim soyumdan gelecek dediği gibidir. Muhammet, Davut, İsa, İbrahim hepsi kurtarıcının kendi soyundan geleceğini söylemiştir. Zerdüşt geçmişte yaşamış bir peygamberdir. Buda’da öyledir. Maya’da öyledir. Ölülerin doğması olayı insanların gerçekleri fark edip doğruluğun yanında olması ve kalplerin inançla dolmasıyla uyanış gerçekleşecektir.
  • Bazı dinlerde olduğu gibi Budizm’de de bir kurtarıcı bekleme inancı vardır. Kurtarıcının İsmi Metteya veya Maitreye’ dir. İnançlarına göre Metteya tüm dünyayı düzeltmek için gelecek ve Buda’nın tamamlayamadığı dini tamamlayacaktır
  • Yahudilerin kralı Mesih, hristiyanların beklediği Faraklit, Müslümanların Mehdi’si; Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu tüm dinlerin bilgilerinden ve dünyanın içinde bulunduğu dönemden ve şu an yaşanan gerçeklerden yola çıkılarak aydınlığa çıkartılmıştır.
  • RTE ye oy vermiş veya fikren destekleyen her insan o’nun yaptıklarından dolayı saniyede yüzlerce amel ettiğinin farkında olmalıdır.
  • RTE, kişilik yapısı ve karakteri insanların aradığı nitelikteki liderin özellikleridir. Dünya halkı bu lideri benimser ve sever.
  • Baskılar, kirli tezgahlar ve darbelerle kurulan askeri vesayeti geriletmede en büyük paya Rabbin kralı sahiptir. Halk ve insanlar adına mücadele ederek silahlı gücü elinde bulunduranlara sert şekilde canını ortaya koyarak kafa tutmuştur. Bugün Türkiye’nin yarın da dünyanın iyi hale gelmesi onun çabalarıyladır. Canını hiçe sayması ve Rab adına mücadele etmesiyle dünya onunla düzelmektedir.
  • Rabbin kralı her işe koşturuyor. Zamanın hızında türlü sorunlara koşturarak yoruluyor. Ancak hiç şikayet etmiyor. Ülkesinde ve dünyada düzeltecek çok şey var. Ve her gün yeni bir iştedir. Tanrı müthiş bir zaman ve plan çizelgesi izliyor. Yıllar içinde köklü ve mükemmel değişimler oluyor. Tanrı dünyayı düzeltene kadar Mehdiye uzun ömür verdi.
  • Rabbin kralı ve onun yanındakiler, bakanlar, milletvekilleri, onları seçen halk iyi şeylere kapı açtıklarından sürekli artan mükafatlarını alacaklardır. Dünyayı düzeltmede öncü olanlar, faydalı işlere imza atanlar Rabbin kralını seçenler Tanrı tarafından mutlaka mükafatlarını alacaklar.
  • Rabbin kralının kalbine gelen direk bilgiler, bu fark edişler ve keşifler Rabbindendir. Sana kötü söz söyleyende kınayan da var. Seni çok seven de var. İnsanlık için yaptığın iyi işlerden hoşlanmayanların seni kınamaları kalplerinin bozukluğundandır. Kalpler dışarı yansırken amaçların farklılığından dolayı yön belirler. Kimileri seni anlar kimileri seni yanlış bulur. Kimi kalplere iman kimilerine küfür verildi.
  • Menfaatleri çatışacak ve doğrular onları sürekli yıpratacak. Rab onları dağıtıp parçalayacak. Böylece rabbin egemenliğinin yolu açılacak.
  • Değişen Ortadoğu, inançsız küresel güçleri telaşlandırmaktadır. Değişimi kontrol edemeyince değişimin destekçisi ve yönlendiricisi Türkiye’ye karşı olacaklardır. Yılanın başını ezelim diyerek Türkiye’ye saldırma kararı alacaklar. Hava saldırılarıyla istikrarı bozan ve hükümetleri deviren küresel güçlerin bu taktikleri artık tutmayacak. Çünkü Tanrı Türkiye’nin yanında olacak ve bu kez zalimlere izin vermeyecek.

(Kaynak : http://www.forumpaylas.net/serbest-kursu/142054-hz-mehdi-turkiyeden-cikacak-turkiye-mehdiye-hazir-olsun.html)

 

II – Tayyip Erdoğan Bizim İçin İkinci Peygamber Gibidir. Recep Tayyip İçin Canımız, Anamız Bacımız Feda. Onun S*tığı Bok Bile Güzel Kokar, Yaptığı Yolsuzluk Bile Bizim Yararımız İçindir! Bizi Kafir Laik Cumhuriyetten Kurtaracak Beklenen Mehdi RTE!

 Recep Tayyip Erdoğan’ın Mehdi Olabileceğine Dair Kanıtlar;

 

O Bizim Herşeyimiz, Onun İçin Ölürüz;

 

RTE’nin Mehdi Olmayacağına Dair Kanıtlar;

 

RTE Gelip Bizi Bu Laiklerden Kurtaracak!

RTE gelip kovacak hepinizi inşallah

 

Tayyipse koy sepete!

Denizli’de cami avlularında ücretsiz olarak dağıtılan dini kitapta, “Tayyibim” başlıklı ilahi vardı. O ilahide “Tayyip’i üzmek, Allah’ı üzmektir” deniyordu.

AKP Aydın İl Başkanı “Tayyip Erdoğan bizim için ikinci peygamber gibidir” dedi.
Hazreti Muhammed’e AKP amblemiyle nüfus cüzdanı çıkardılar, peygamberimizin çocuklarının arasına “Tayyip” ismini sokuşturdular.
Tayyip Erdoğan’ın cuma namazlarını kıldığı Aksa Camisi’nin ismini Tayyip Erdoğan Camisi olarak değiştirmeye kalktılar.
“Tayyip Erdoğan hurması” var.
AKP Bursa milletvekili, Tayyip Erdoğan’a dokunmanın bile ibadet olduğunu söyledi.
AKP’nin bakanı, Tayyip Erdoğan’ın doğmasına-büyümesine vesile olan Rize, İstanbul ve Siirt’i“mübarek şehirler” ilan etti.

*

E hadi müjdemi isterim…
“Helal Tayyip” Konferansı düzenleniyor!

*

Yarın İstanbul’da toplanacak olan “Helal ve Tayyib Ürünler Konferansı”nda, helal gıdanın önemi ve Tayyip ürünlerin ne kadar helal olduğu filan anlatılacak.

*

Vaziyetimiz budur ahali.
Seçerken dikkatli olun yani.

*

Öbürleri haram, çöpe…
Tayyipse koy sepete!

 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24641831.asp

.

III – Bukadar İnsan Yanılıyor Olamaz; Biz Yola Kefenimizle Çıktık. Tüm Yollar Önce Allah’a, Sonra RTE’ye Çıkar!

Gezi Parkı olaylarının ardından AK Partili olduğunu açıklayan ve Başbakan için şarkı yapan Doğuş, kendisini eleştirenlere böyle yanıt verdi.
TAKSİM Gezi Parkı eylemlerinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek vermek için yaptığı “Ak Yürekler Seninle” şarkısıyla gündeme gelen Doğuş, önceki gün Etiler’de görüntülendi.

Bir banka şubesinde işlem yaptıran şarkıcı, çıkışta soruları yanıtladı.

Doğuş, yaptığı şarkıdan dolayı eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine şöyle konuştu: “Benim de birkaç konserim iptal oldu ama benim için isteyen dilediğini düşünüp söyleyebilir. Tüm yollar önce Allah’a sonra Başbakan’a çıkar. Amerika’da bile Madonna seçimlerde Obama’yı destekledi. Ben başbakanımızı destekledim diye mi eleştirileceğim?”

EBRU ESEN TURGUD /HÜRRİYET İNTERNET SİTESİ

http://haberhaberler.net/sondakika-dogus-once-allah-sonra-basbakan-haberi.html

 

Önce Allah Sonra Tayyip;

önce Allah sonra tayyip

.

IV – Peki Medya Yanılıyormu? Recep Tayyip Erdoğan Medyada Bahsedildiği Gibi Türkiye’nin Başına Çöken Karanlıkmı Yoksa Haksızlıkmı Yapılıyor?

.

Recep Tayyip’e Haksızlıkmı Yapılıyor?

 

V – Mehdi Oğlu Arabayla Birisini Ezerek Öldürseydi Bunu Adalete Yerlebir Ederek Örtbas Edermiydi Yada Oğluna Askere Gitmesin Diye Sahte Çürük Raporu Aldırımıydı?

Mehdi Mesih RTE İşte, Bunlardamı Tesadüf?

 

Oğulları İçin Adaleti Yamultan Mehdi’nin Halk İçin Bunun Yapmaması;

 

RTE’nin Oğlunun Katil Olması:

tarih 11 mayıs 1998 tayyip erdoğan belediye başkanı oğlu burak erdoğan polisten kaçarken sevim tanürek e yaya geçidinde çarpar.. sürücünün yani burak erdoğanın oğlunun ehliyeti yoktur kurbanın eşi hakime bunu belirtir ve hakim tarafından azar işitir… başkanlığında eyüp çakmak olmak üzre zamanın adli tıp kurumu kurbanı 8de 8 suçlu bulur ve burak erdoğana 3 ay hapis cezası verilir ama 1998 senesine göre 540 binlira para cezasına çevrilir.. adli tıp başkanı da daha sonra türkiye denizcilik işletmeciliği genel müdür yardımcılığına atanır… olayı görenler tehdit edilir olayın üstü örtülür.. ve burak erdoğanın çürük raporu alarak askere gitmediği de bilinir… (bkz: adalet)

http://www.uludagsozluk.com/k/tayyip-erdo%C4%9Fan-%C4%B1n-o%C4%9Flunun-katil-olmas%C4%B1/

.

Adı: Recep Tayyip Erdoğan; Oğlu Katil, Yeğeni Esrar Kaçakçısı, Kendisi Başbakan

Tayyip Erdoğan’ın yeğeni 50kg esrar ile yakalandı. Bir insanı sadece kendi yaptıklarından dolayı suçlayabiliriz. Akrabası, dostu, arkadaşı suç işledi diye bir kişiyi suçlamak doğru değildir. Tayyip Erdoğan’ın suç dosyası o kadar kabarık ki içine eşini dostunu sokmaya gerek yok zaten. Buradan, bazı akçeli işlerde eşe dosta yapılan kıyaklar bu dosyanın dışında kalmalıdır anlamı çıkartılmamalıdır. O akçeli ilişkilerin hesabı mutlaka sorulacaktır.

Tayyip Erdoğan, yeğeniyle ilgili açıklama yaptı:”Ben zaten valiye ve emniyet müdürüne gerekli talimatı verdim. Ben bu yeğenimle Başbakan olduktan sonra sadece bir kez görüştüm ve sonra onu zaten sildim. Çünkü benim değerlerime ters bir insandır. Yasalar neyi gerektiriyorsa o olacaktır.” dedi.

Bu açıklama, vahim bir açıklamadır. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin çiğnendiğini Tayyip Erdoğan bir kez daha kendi ağzıyla itiraf etmiştir. Bir başbakan doğrudan yargıyı ilgilendiren bir konuda Valiye, emniyet müdürüne nasıl talimat verebilir? Açıklamanın içeriği de vahim. Yeğenini zaten silmiş, yani yeğeni ile arası iyi olsa onu aklamak için her türlü çabayı gösterecek Tayyip Bey.

Geçmişte böyle bir çaba göstermişti zaten. Üstelik bir katili aklamak için!
Katilin adı Burak Erdoğan’dı…

Tayyip Erdoğan’ın oğlu olan Burak Erdoğan…

Özel(!) hastalığından dolayı askere gitmeyen, yurtdışında burslu okuyan, babasına yüksek miktarlarda borç para veren ve gemiciği olan Burak Erdoğan…

11 Mayıs 1998 tarihinde Burak Erdoğan annesinin aracını kullanıyordu. Aşırı hız yaptığı ve kırmızı ışıkta için peşine polis takılmıştı. Bu sırada TRT sanatçısı Sevim Tanürek yaya geçidine 5metre uzaklıktan karşıya geçmeye çalışıyordu. Burak Erdoğan hızla sanatçıya çarptı, 30 metre ileride ancak durabildi.

Sevim Tanürek 6 gün boyunca yoğun bakımda yaşam savaşı verdi ve ne yazık ki bu savaşı kaybetti…

Tayyip Erdoğan o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. Bütün gücünü oğlunu aklamak için kullandı.

Olay sırasında babasının kim olduğunu söyleyen Burak Erdoğan’a polis ehliyet bile sormamıştı. Olay yerindeki lastik izleri belediye araçları tarafından silindi. Tayyip Erdoğan yargı üzerinde baskı oluşturarak oğlunun cüzi miktarda para cezası ile kurtulmasını sağladı.

Trafik kazası herkesin başına gelebilir. Ama Burak Erdoğan’ın polislerden kaçıyor olması bunu basit bir kaza olmaktan daha öteye götürüyor, onu katil yapıyor.

Yargı, Tayyip Erdoğan’ın hayatından silmediği oğlunu çok güzel bir şekilde aklamayı başardı. Bakalım aynı yargı Tayyip’in hayatından sildiği yeğeniyle ilgili nasıl karar verecek…

Murat KAYA

http://www.susmazkalem.com/2010/02/ad-recep-tayyip-erdogan-oglu-katil.html

oğulları

.

Rapor mu çürük, raporu alan mı?

İnsan üzülüyor tabii; Başbakan Erdoğan, 2000 yılında Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden büyük oğlu Ahmet Burak’a, çürük raporu almış. Ahmet Bey, askere gitmekten kurtulmuş.

Bir insanın askerlikten muaf tutulması için, askeri hastaneden çürük raporu alması gerektiğini biliyoruz. Ama çürük raporu almak için de o kişinin tedavi edilemez bir hastalığa yakalanmış olması gerekiyor. Acaba Ahmet Burak, böyle kötü durumda mıdır? Asker adayı muayene sonucunda iş görme gücünün yüzde 60′ını kaybetmiş görünüyorsa o da askere alınmaz.

Yani; askere alınmayan insan, tedavi edilemez durumda ciddi bir sakatlığı bulunan kişidir. Arzu etmeyiz tabii. Başbakanımızın oğlu, aslan gibi delikanlı, tedavi edilemeyecek bir hastalığı varsa bunu hepimizin bilmesi ve Barış AKARSU’ya üzüldüğümüz gibi hepimizin üzülmesi gerekir.

Sekiz sene önce otomobil kullanırken, Şişli’de ünlü şarkıcı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne sebep olmuştu. Otomobil kullanan bir kişinin yüzde 60 durumda sakat olması da düşünülemez tabii. Aslında kötü niyetliler; bu olayın altında çapanoğlu aradılar, Ahmet’i suçsuz çıkartan Adli Tıp uzmanı, şimdilerde Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nde genel müdür yardımcısı yapıldı ama bu tamamen bir tesadüf de olabilir. Gülecek ne var anlamıyorum ama gülmekten de kendimi alıkoyamıyorum. Kusura bakmayın e mi?

Bugün Ahmet Burak Erdoğan, milyonlarca dolarlık iş kapasitesine sahip şirketleri yönetmektedir. Bir gemisine 4-5 milyon dolar civarında değer biçilmektedir. Böyle başarılı bir işadamımızı kimse dermansız hastalar veya sakatlar sınıfına sokmamalı, kimse de ona o gözle bakmamalı. Ahmet Burak neden sakat raporu almıştır acaba? Belki de askere alınırsa, Şırnak’ın Gabar Dağları’nda görev yapan jandarmanın yanına gönderileceğini düşünmüştür. Orada PKK’nin kurduğu ve uzaktan kumanda ile patlattığı bir mayına çarpacağından korkmuştur. Bilemiyoruz, çünkü bir açıklama yok.

Ahmet Bey evladımız gerçekten o kadar kötü durumda ise bunu öğrenmek istiyoruz. Başbakanımızın oğlunun sağlık durumu hepimizi ilgilendiriyor tabii. En az 2.5 milyon dolar tutarındaki gemiyi nasıl, hangi parayla, hangi krediyle aldığına duyduğumuz ilgi kadar ilgi duyuyoruz. Kesinleşen yargı kararlarına göre siyasetçinin özel hayatı olamaz. Siyasetçi, bu alanı seçerken sorgulanmayı baştan kabul etmiş birisidir.

Milliyet yazarı Melih AŞIK, 24 Mayıs 2007 tarıhli ”Açık Pencere” isimli köşesinde aşağıdaki yazıyı kaleme almış:

”Aslan asker Burak! Başbakan Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın çürük raporu alarak askere gitmediği ortaya çıktı. Ahmet Burak’ın testis kanseri olduğu söyleniyordu. Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nin eski baştabibi E. Tuğamiral Vehbi Alpman Milliyet’e yaptığı açıklamada ‘Teşhisin kanserle alakası yok’ dedi. Ama çürük raporunun neye dayanarak verildiğini açıklamadı. Bu tür raporların neye dayanarak verildiği konusunda yaygın bir kanı vardır. O yüzden Ahmet Burak Erdoğan askeri hastanede yeniden muayeneden geçirilmeli, TSK da kuşku altında kalmaktan kurtarılmalıdır.”

Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Emin ÇÖLAŞAN da 12. 06. 2007′de aşağıdaki yazıyı kaleme almış:

”… Bu durumda Recep Tayyip Bey’e düşen görev, oğlunun raporuna ilişkin bütün bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamaktır. Gerekirse onu GATA’da yeniden Heyet’e sokmak ve (eğer sakıncalı ise rahatsızlığının gizlenmesi koşuluyla) yeni bir “askerlik yapamaz” raporu alıp şom ağızlıları susturmaktır! BAŞBAKAN’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan askere gitmemek için çürük raporu almış. Bu raporlar askeri hastaneler tarafından verilir. Ancak, yıllardan beri bazı çeteler türemiştir, para karşılığında sahte veya gerçek çürük raporu verirler. Güvenlik güçleri birkaç gün önce yeni bir çeteyi ortaya çıkardı. Bazı çürük raporlarının ise para ödenmeden, hatır gönülle verildiği söylenir!

Bir başbakan oğlunun böyle bir rapor almış olması çok önemlidir. Raporu ne zaman aldığını bilmiyoruz. Hangi rahatsızlığı nedeniyle olduğunu ise hiç bilmiyoruz! Bu durumda Recep Tayyip Bey’e düşen görev, oğlunun raporuna ilişkin bütün bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamaktır. Gerekirse onu GATA’da yeniden Heyet’e sokmak ve (eğer sakıncalı ise rahatsızlığının gizlenmesi koşuluyla) yeni bir ‘askerlik yapamaz’ raporu alıp şom ağızlıları susturmaktır!

Oğlunun gerçek sağlık sorunu olabilir. Bu sorun askere gitmesine engel de oluşturabilir. Bu durumda hepimize düşen görev, oğluna ve aileye ‘Geçmiş olsun’ dileklerimizi iletmektir. Her gün şehit cenazelerinin kaldırıldığı şu ortamda Başbakan bu olaya mutlaka açıklık getirmeli, aksi takdirde sonucuna katlanmayı göze almalıdır… Çünkü bu sorun hep belleklerde çakılı kalacak ve kendisini ezecektir.”

BENİM YORUMUM:

Başbakan’ın oğlu nasıl çürük raporu almıştır? Rapor mu çürük, başbakanın oğlu mu? Rapor çürükse, böyle çürük rapor hazırlayan sorumlu hakkında soruşturma açılmış mıdır? Başbakanımızın oğlu çürükse, niye bizlerin haberi yok, niye üzülmüyoruz?

Düğün, derneği alenen, Berlusconi’yi de davet ederek yapan başbakanın üzüntüsüne de iştirak etmek isteriz. Yüzde 60 iş yapamaz durumda olan bir insan nasıl oluyor da büyük şirketleri yönetiyor, gemi alıyor? Bunu da açıklanması gerekir. Saygılarımla. Mustafa Mumcu,

http://blog.milliyet.com.tr/rapor-mu-curuk–raporu-alan-mi-/Blog/?BlogNo=51221

RTE’nin Oğlunun Ödülü;

önemli birisinin akrabası olmak

.

Cips çalan çocuğa hapis cezası

Gaziantep’te 15 yıl önce baklava çaldıkları gerekçesiyle 9 yıl hapis cezasına çarptırılan çocukların davasına benzer bir dava bu kez Adana’da açıldı. Mahkeme, 17 yaşındaki sanığa geçen yıl 2 paket cips ve 10 lira gasbettiği iddiasıyla 2 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

Emruah Yorulmaz’ın haberine göre Adana’da geçen yıl 2 paket cips ve 10 lira para gasbettiği gerekçesiyle yargılanan 17 yaşındaki sanık, 2 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, bir bakkalı gasbettikleri gerekçesiyle yargılanan 4 sanığın avukatları katıldı.

ÖNCE 10 YIL VERİLDİ

Mahkeme heyeti, bakkaldan 4 lira değerinde 2 paket cips ile 10 lira gasbettiği iddia edilen 17 yaşındaki T.Ç.’yi ”yağma” suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Cipsin değerinin az olması ve sanığın yaşını göz önünde bulunduran heyet, sanığın dava sürecindeki iyi halini de dikkate alarak cezayı 2 yıl 9 aya indirdi.

Mahkeme heyeti, T.Ç. ile arkadaşı Y.O. (19), A.T. (17) ve M.T.’nin (15) ”nitelikli yağma, ve hırsızlığa teşebbüs” suçundan beraatına karar verdi.

Geçen yıl, Seyhan ilçesine bağlı Demetevler Mahallesi’nde bir bakkalı gasbettikleri iddia edilen T.Ç, Y.O, A.T. ve M.T. hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

‘Baklava çalan çocuklar’ çok tartışılmıştı

Gaziantep’te 15 yıl önce üç arkadaşıyla birlikte baklava çaldıkları gerekçesiyle aldıkları 9 yıl ağır hapis cezası uzun süre kamuoyunda tartışılmıştı.

http://www.haber7.com/genel-olaylar/haber/951394-cips-calan-cocuga-hapis-cezasi

 

erdoğanın kızı başörtülü olduğu içinmi yurtdışında okudu

.kızımı başörtü yüzünden Amerikda okuttum

.

Mehdi RTE ve Adalet;

 

VI – “Bunlar Geçmişte Yapılan Hatalardı. Bugün Haksızlıkla Karşılaşsa Adalete Sağlardı! 

Yolsuzlık Davasında Durumun Ciddiyeti ve Farzedelimki Yolsuzluk İddiası Ortaya Atılsaydı, “Çalanları Ayıklayacağız” mı Derdi, Yoksa Düz Devammı Ederdi?

 

Halk Bunu Görse “Ortada Haksızlık Var, Adil Olun” Mu Derdi Yoksa Ölümüne Savunurmuydu?

 

Verilen Tepki: Kefenimizle Çıktık Bu Yola;

Problem?

yolsuzluk paralarıyla

 

RTE Mehdiyeti Konusunda Ulaşmamız Gereken Sonuç?

.

 

VII – Fetullah Gülen Hoca Efendi Rüyasında Görmüş, Peygamber Efendimiz Erdoğan’a Şiddetli Tokat Atmış! Peygamber Nasıl Mehdi’ye Tokat Atar?

Hz. Muhammed Gülen'e demiş ki

Cemaat evlerinde kara propaganda yapıldığını yazan Güler, sohbetlerde abilerin, ablaların “Hocaefendi Peygamber Efendimizi mübarek rüyalarında görmüşler. Efendimiz, Hocaefendi’ye ‘Erdoğan’a oyunuzu vermeyin” dediğini iddia etti.

Hükümet cemaat kavgasında kara propaganda atışması yaşanıyor. Büyükelçilerden paralel yapılanmayı dünyaya anlatmasını isteyen Başbakan Erdoğan’a ateş püsküren cemaat, hedefteki ismi “kara propaganda” yapmakla suçladı.

Hükümete yakınlığıyla bilinen yazarlardan Akşam gazetesi yazarı Turgay Güler, ise asıl kara progandanın cemaatin ev sohbetlerinde yapıldığını yazdı. Tepedeki isimlerin tabanı kışkırttığını bu nedenle bir çok ev sohbetinin dağıldığını savunan yazar, bugünkü yazısında bakın neler diyor?

“PEYGAMBERİMİZ BAŞBAKAN ERDOĞAN’A ŞİDDETLİ TOKAT ATMIŞ

“Damardan yaklaşımlarla Erdoğan’a yönelik “kara propaganda” yapılıyor.
Diyor ki bu abiler, ablalar; “Hocaefendi Peygamber Efendimizi mübarek rüyalarında görmüşler. Efendimiz, Hocaefendi’ye ‘Erdoğan’a oyunuzu vermeyin’ demiş.” 
Ayıptır, günahtır, iftiradır.
Daha vahim olanı da var.
Hocaefendi bir keresinde şöyle bir rüya görmüş.
“Hazreti Peygamber Efendimiz, Başbakan Erdoğan’a şiddetli bir tokat atmış. O tokattan sonra Erdoğan birden kaybolmuş.”

ADRESLERİ VEREBİLİRİM

“Yalan” diyen çıkarsa, bunların adreslerini verebilirim” diyen Güler, Temmuz ayındaki bir sohbetinde Hz. Muhammed’in Türkçe olimpiyatlarına katıldığını söyleyen Gülen’i gündeme getirdi.

HZ. MUHAMMED TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA KATILDI

(…)Daha beterini de görmüştük.
Türkçe Olimpiyatları sonrası Fethullah Gülen’in sözleri hâlâ kulaklarımda.
“Hazreti Peygamber Türkçe Olimpiyatları’na katıldı, bunu da birçok gönül eri gördü” 
diyordu.
Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır.
Hazreti Peygamber şarkı türkü dinlemek için Olimpiyat Stadı’na gelmiş! 
Haşa!
Bunu söylerken garabeti kendisi de fark ediyor. Ama yine de devam ediyor.
Hocaefendi nerede, Hazreti Peygamber Efendimiz orada!
Yapmayın!
Etmeyin!
Vallahi ayıp, billahi günah.”

http://www.internethaber.com/hz.-muhammed-gulene-demis-ki-632130h.htm#

 

VIII - Gülen’den Erdoğan’a Firavun benzetmesi: Fethullah Gülen kime, neden ‘firavun, küstah ve ‘nemrut’ dedi?

Fethullah Gülen kime, neden ‘firavun, küstah ve ‘nemrut’ dedi?

“Sıradan bir insan gelir, şöyle böyle konjonktürel olarak bir yerde bazı imkânları elde edebilir, dümene oturabilir.

Dümene oturduktan sonra da artık götürdüğü o vasıtanın içindeki insanların hiçbirinin hukukuna riayet etmez.

Hep tepeden bakar onlara. Hep ‘itab’ eder, ‘Yerinizde oturun’ der.

Adamlar bir şey söyleseler, ‘Az şurada dursanız da bir namaz kılsak, sen dümendesin. Az dursanız da burada bir dinlensek, nefes alsak’, ‘Kesin sesinizi. Siz anlamazsınız o işleri. Ben ne dersem o olur’ falan der…

Elde edilen imkânlardan kaynaklanan küstahlaşma, yalnızca kâfirlerle sınırlı değildir.

Hatta mümin bile olsa, ahlâken firavun olur. Sıfatları itibarıyla firavun olur.

Bazen nimetlerin sağanak sağanak baştan yağması; o da insanı böyle nemrutlaştırır. İnsan gaflete dalar.

İmkânların bolluğu onu şirazeden çıkarır…

‘Dediğim dedik’lik, şirazeden çıkarır…

Ahmak bir güruhun, hiç olmadık şeyleri bile alkışlaması şirazeden çıkarır.

Takdir edilecek şeylerin yanında tenkit edilecek şeyleri bile alkışlayan insanlar, onu küstahlaştırır. Bunlar küstahlaşma yollarıdır, hafizanallah!

Allah bazen küçük insanlara büyük işler yaptırır.

Nimetleriyle onları serfiraz kılar.

Bazıları ise bunu göremez.”

Hedefte kim var?

Bu sözleri Fethullah Gülen söylemiş…

Samanyoluhaber’de son yayınlanan vaazında aynen bunları demiş!

Peki kime demiş?

İşte onu açıkça belirtmemiş!

Ama belli ki “birine” çok net bir mesaj vermek istemiş:

“Bak sen bu kadar kötüleştin ve artık sana tahammülümüz de desteğimiz de bitiyor. Aklını başına almazsan biz bu araçta senin kaptanlığınla yola daha fazla devam etmeyiz!..”

Otuz bir yıllık gazeteciyim, yirmi yıla yakın bir süredir de yorum yazıları yazıyorum.

Üstelik bu yazılardaki üslubumun “çok sert” olduğu söyleniyor…

Ancak ben bugüne kadar kimseye “firavun” demedim…

Kimseyi “kâfirlikle”, “nemrutlukla” suçlamadım.

Sözüm ona “iyilik hareketinin başı” olan Fethullah Gülen bile bu kadar “kötü” sözler söyleyebiliyorsa; o “biri”nin başı fena hâlde belada demektir…

İktidar ile “cemaat”in arasının, özellikle başkanlık sistemi nedeniyle “açık olduğu”nun konuşulduğu şu günlerde, Fethullah Gülen‘in bu mesajı kime ve neden verdiğini takdirlerinize bırakıyorum!

 

IX - Firevunun Hiçbirşey Yaratmadığını Biliyordu, Peki Ortaya Attığı İlahlık ve Rablik İddiası Neydi?

Tevhidin kısımlarını öğrendikten sonra, Firavun’un iddia ettiği ilahlık ve rabliğin ne anlama geldiğini ve müfessirlerin bu konuya ilişkin yorumlarını öğrenmeye çalışalım. Yüce Allah kitabında şöyle buyurur:

        “Firavun dedi ki: “Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum.” (Kasas/38)

        “Firavun derhal (adamlarını) topladı, (onlara) bağırdı ve: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.” (Naziat/23,24)

        Bu iki ayetin ifadesine göre, Firavun açıkça ilahlık ve rablik iddia etmiştir. Acaba onun iddia ettiği bu ilahlık ve rabliğin ha-kikati nedir? Bakınız. Fahreddin er-Razî, Firavun’un bu iddiası-nın kendisinin göklerin, yerin, dağların, bitkilerin ve insanların yaratıcısı anlamına gelmediğini, böyle bir iddianın ancak kendisinde delilik bulunan bir insandan sadır olabileceğini belirttikten sonra, Firavun’un bu ilahlık iddiasını şu şekilde yorumlamaktadır: “Hiç kimse üzerinde, benden başkasına ait emir ve yasak koyma hakkı yoktur.” (Mefatihu’l Gayb, c, 22, sf. 476, Huzur Yayınları.)

        Aynı ayetin tefsirinde, Alusî ise şöyle demektedir: “Firavun topladığı kalabalığın içinde kalkıp hitap etmek suretiyle nutuk çekerek o büyük lafı etmiş, böylece kendisini halkı yönetenlerin hepsinden üstün tutmuştur.” (Ruhu’l Meâni, c. 16, sf. 53. Daru’l Fikir baskısı)

        Bu konuda İbn-i Teymiyye şöyle demektedir: “Her kim Allah-u Teâlâ’yı bırakıp kendisine itaat edilmesini isterse, bunun durumu tıpkı Firavun’un durumu gibidir. Her kim kendisine Allah (c.c.) ile beraber itaat edilmesini isterse, bu kimse de insanların kendisini Allah(c.c.)’a denk tutmalarını ve Allah (c.c.) gibi sevmelerini istemiş olur. Oysa Allah (c.c.), yalnızca kendisine ibadet edilmesini, dinin tamamen kendisine has kılınmasını, dostluk ve düşmanlığının sadece kendisi için olmasını emretmiştir. (Mecmuu’l Fetâva, c. 14, sf. 328)

        Ebu’l Ala el-Mevdudî, Firavun’un bu iddiasını, “Bu mısır ülkesinin sahibi benim. Tüm emir ve yasakların çıkış kaynağı ben kabul edilebilirim. Benden başka hiç kimse emir vermede yetkili değildir”  şeklinde tefsir ettikten sonra şunları eklemek-tedir:

        “Firavun’un durumu peygamberler tarafından getirilen ilahi kanundan bağımsız olarak siyasi ve hukuki hâkimiyet id-diasında bulunan devletlerin durumundan hiçte farklı değildir. Bu devletler, kanun  koyucu, emir ve yasaklar belirleyici olarak ister bir kralı görsünler, isterse millet iradesini.. Ülkenin Allah’ın belirleyip Peygamberlerin tebliğ ettiği kanunla değil de, kendi koymuş oldukları kanunlarla yönetilmesi durumunda, Firavun’un durumu ile kendi durumları arasında hiç bir fark kalmaz. (Tefhimu’l Kur’an,, c. 4, sf. 184. İnsan Yayınları)

       Yaptığımız nakillerden anlaşılacağı üzere, Mısır ülkesinin yönetimini elinde bulunduran Firavun “ben sizin rabbinizim” veya “sizin ilahınız benim” derken kesinlikle sizi yaratan, yediren, içiren ve doyuran benim demek istemiyordu. Evet, o kesinlikle böyle bir şey kastetmiyordu. Zaten böyle bir şey iddia etmiş olsa kimse ona inanmazdı. Çünkü böylesi bir iddia ancak kendisinde delilik veya aptallık bulunan bir kimseden sadır olabilir. Mısır hükümdarı Firavun’un ortaya attığı ilahlık ve rablik iddiası sadece yönetime, hükümranlığa ve hâkimiyete yönelik bir iddiaydı. Yani Firavun “ben sizin ilahınızım” derken “sizi yöneten, sizi idare eden, hayatınıza yön veren, kanunlarınızı belirleyen, yapmanız veya yapmamanız gereken şeyleri tayin eden, iyinin ve kötünün sınırlarını çizen sadece ve sadece benim” demek istiyordu.

        Allah’ın insanların kurtuluşu için göndermiş olduğu hükümleri bir kenara bırakıp heva ve heveslerinden kanunlar çıkararak insanları yönetmeye kalkışan idarecilerde-her ne kadar dilleri ile ifade etmeseler bile-ilahlık iddia etmektedirler. Onların ilah konumunda olmaları için ille de “biz ilahız” demeleri gerekmez. Yaptıkları amel onların “ilah” addedilmeleri için yeteridir. Böylelerinin Firavun’dan tek bir farkı vardır. O da Firavun’un binlerce yıl önce, onların ise günümüzde yaşamış olmalarıdır. Bundan başka nitelik olarak hiç bir farkları yoktur.

Faruk Furkan – Kelime-i Tevhidin Anlam ve Şartları

 

X – Şaka Biryana, Recep Tayyip Erdoğan’ın Firevun Benzeri Kibir ve Adalet Anlayışı Üzerine

Liderlerini İlah Gibi Görenler, Dolandırıcılık Yapsa Bile Helal Olsun Diyen, “Peygamberim” Dese İman Edecek ve Onu İçin Canını Vermeye Hazır Kişiler;

 

Fanatiklik Yaparken Allah’ın Adalet” Anlayışını Görmezden Gelmek;

olay siyasi değil

 

Dik Duruş Adı Altında Firevun Benzeri Kibir ve Diktatör Oluşu

 

Varolan Kanunlardan Kendisini Üstün Görmesi, Adalet ve Kanunları Kendisine Göre Değiştirmesi

Kendi Oğlu Olduğu İçin Adaleti Uygulatmaması;

 

Kendisini Eleştiren Herkesi Susturması, Mantıklı Açıklama Yapıp Kanıt Sunmak Yerine Zor Kullanarak, “Biz Yolsuzluk Yapmadık” Yerine “Bu Yolsuzluğu Ortaya Çıkartanları Yakalatacağım” Haksızlığıyla Hareket Etmesi

 

Elinden Gelse Doğa Kanunlarına Müdahele Edecek Düşünce Yapısına Sahip Olması;

Elinden gelse meteorolojiyede müdahele edecek

 

Yaptığı İşten Çok Ciddi Paralar Elde Etmesi, Ailesi, Çevresi, Akraba ve Yandaşlarının Çok Ciddi Anlamda Zengin Olması

 

Açık Açık Hile Yapması;

RTE seçim hileleri

 

Din Adı Altında İslam Karşıtı Eylemleri

 

Din Adamlarının ve Diyanetin Bile Bu Konuda Ses Çıkartamaması;

 

Yoksa Bu “Sonuna Kadar Çalıyoruz” İlahi Bir Mesajmı?

Sonuna kadar çalıyoruz

 

X – Cüppeli Ahmet Hoca’dan “Muhteşem Yüzyıl” Lanetlendi ve Çalışanların Başına Talihsiz Olaylar Geliyor. Peki RTE’nin Gittiği Heryere Felaket Getirmesini Nasıl Yorumlamalıyız?

Muhteşem yüzyıl lanetli

Ukrayna

Kaddafi, başbakanımıza ödül verdi, Kaddafi’yi linç ettiler. Hüsnü Mübarek, cumhurbaşkanımızla kucaklaştı, Hüsnü Mübarek’i kafese koydular.

Başbakanımız, Beşar Esad’la kardeş oldu, o günden beri Suriyeliler birbirini vuruyor. Cumhurbaşkanımız Pakistan’a gitti, Benazir Butto’yu havaya uçurdular. Başbakanımız Lübnan meclisinde konuştu, ertesi sabah Lübnan işgal edildi. Cumhurbaşkanımız Yemen’e gitti, bakanlarımızla birlikte Yemen türküsünü söyleyip ağladılar, Yemen’de içsavaş çıktı. Başbakanımız İsrail başbakanıyla el sıkıştı, o gece Gazze’yi vurdular. Ürdün başbakanı Ankara’ya ayak bastı, Ürdün’e dönmeden istifa etti. Gürcistan’la yakınlaştık, başbakanımız Saakaşvili’ye sarıldı, ertesi gün Rusya Gürcistan’a girdi. Suudi Kralı cumhurbaşkanımızla başbakanımıza madalya taktı, turp gibiydi, felç oldu, aylarca ABD’de hastanede yattı, zor düzelttiler. Başbakanımız Irak’a gitti, henüz Irak’tayken meclis basıldı, bakanlar rehin alındı, 45 kişi öldü. Afrika açılımı yaptık, ne Tunus kaldı kardeşim, ne Fildişi Sahili… El Beşir’e Çankaya Köşkü’nde mantı yedirdik, Sudan resmen ikiye bölündü. Arjantin devlet başkanı geldi, gelmeden önce seyahat harcırahı çalındı, dönünce kansere yakalandığı açıklandı. Arnavutluk başbakanı, bizim başbakanın oğlu Bilal’in nikâh şahidi oldu, ertesi sabah sancılarla kıvrana kıvrana hastaneye zor yetiştirdiler, yatırıp safra kesesini aldılar. 2010’u Japonya yılı ilan ettik, 2011’de tsunamiyle dümdüz oldular, nükleer santral bile patladı. Cumhurbaşkanımız Güney Kore’ye gitti, 50 sene sonra ilk defa Kuzey Kore’den füze fırlattılar. Yunanistan başbakanı, kış olimpiyatımıza geldi, Yunanistan’da halk ayaklanması çıktı, hükümet istifa etti. Irak Cumhurbaşkanı Talabani, başbakanımızla görüştü, görüşüş o görüşüş, o günden beri Talabani’yi gören yok, bazı kaynaklara göre bitkisel hayatta, bazı kaynaklara göre öldü. Romanya başbakanı geldi, anlaşmalar imzaladı, gidince derhal istifa etti. İspanya başbakanıyla bizim başbakan medeniyetler ittifakı kurdu, adam siyaseti bıraktı. Silvio yargılanıyor. Portekiz başbakanı, cumhurbaşkanımızı karşıladı, el sıkıştı, sonra gitti kendi cumhurbaşkanına istifasını sundu. Ukrayna’yla vizeleri kaldırdık, Ukrayna başbakanı tutuklandı. Polonya’yla irtibat kurduk, Polonya devlet başkanının uçağı çakıldı, rahmetli oldu. Bizim başbakanın Kosova’ya gideceği açıklandı, Kosova sokaklarına hoş geldiniz pankartları asıldı, bizim başbakan gitmeden 12 saat önce Kosova hükümeti düştü. Cumhurbaşkanımızın Hollanda’ya gideceği açıklandı, Hollanda prensi çığ altında kaldı, bitkisel hayata girdi, cumhurbaşkanımız Hollanda’ya gitti, Hollanda hükümeti istifa etti, Hollanda Kraliçesi iadeiziyarete Ankara’ya geldi, prens öldü, Hollanda Kraliçesi tahtı bıraktı. Başbakanımızın ABD’ye gideceği açıklandı, başına gelecekleri tahmin eden Obama beyzbol sopasını çıkardı, gezi iptal oldu. Başbakanımız ısrar etti, ABD’ye illa gitti, henüz dönmeden kasırga çıktı, insanlar öldü, Oklahoma afet bölgesi ilan edildi. Cumhurbaşkanımız İsveç’e gitti, külkedisi olarak tanınan İsveç prensesi şak diye öldü, cumhurbaşkanımızı korumakla görevli olan İsveçli polislerden biri motoruyla kanala uçtu, o da öldü. Başbakanımızın El Fetih’le Hamas arasındaki sorunları çözmek için Filistin’e gideceği açıklandı, duyulması bile yetti, Filistin hükümeti istifa etti.

*

NATO genel sekreteri geldi, otelin banyosunda düştü, omzu çıktı. Rusya dışişleri bakanı geldi, otelde merdivenden yuvarlandı, sol eli bilekten kırıldı. Gürcistan cumhurbaşkanı geldi, gelmişken burda kamp yapan Gürcistanlı bisikletçileri ziyaret etti, bisikletten düştü, kolunu kırdı. Burkina Faso dışişleri bakanı geldi, bizim dışişleri bakanıyla ortak basın toplantısı yaparken, bizimki lafı uzattı, adam ağaç gibi devrildi, bayıldı, hastanede güç bela ayılttılar.

*

Mursi’ye gittiler, sırtını sıvazladılar, Mısır’da darbe oldu, Mübarek’i kafesten çıkardılar, Mursi’yi kafese koydular.

*

Başbakanımız, olimpiyat oylaması için Arjantin’e gitti, merhabalaştılar, Arjantin devlet başkanı beyin kanaması geçirdi. Olimpiyatı Tokyo kazandı, bizim başbakan Tokyo’yu tebrik ediyorum dedi, Tokyo valisi istifa etti.

*

Güney Afrika’yla vizeleri kaldırdık, olan Mandela’ya oldu. Angelina Jolie bizimkilerin elini sıktı, gitti memleketine göğüslerini aldırdı.

*

Cumhurbaşkanımız Almanya cumhurbaşkanını Kayseri’de ağırladı, bilahare, Almanya’ya iadeiziyarete gitti, neticede Almanya cumhurbaşkanı istifa etti. İspanya başbakanı Türkiye’ye geldi, bakalım İspanya hükümetinin başına ne gelecek diye merak ediyorduk, bu sefer iş Kral’a patladı, İspanya Kralı’nın kızıyla damadını yargılamaya başladılar. Cumhurbaşkanımız Letonya’ya gitti, akabinde, Letonya’da süpermarket binası çöktü, 54 kişi öldü, Letonya hükümeti istifa etti.

*

Fransa cumhurbaşkanı mis gibi oturuyordu Paris’te, durup dururken Ankara’ya gelmeye niyet etti, gelmeden üç gün önce sevgilisiyle yakalandı, first lady hastanelik oldu, ayrıldılar.

*

Cumhurbaşkanımız İtalya’ya gitti, İtalya hükümeti istifa etti. Cumhurbaşkanımız Roma’da kalmış, çok istemesine rağmen, hava muhalefeti nedeniyle Floransa’ya gidememişti. Sanırım İtalya’nın en şanslı şehri Floransa diye düşünmüş olmalılar ki, Floransa belediye başkanına hükümeti kurma görevi verdiler.

*

Başbakanımız, Ukrayna devlet başkanı Yanukoviç’i Ankara’da ağırladı, ikisi birlikte Esenboğa havalimanına gidip, ortaklaşa üretim yapmayı planladıkları Antonov tipi uçağı incelediler. Ukrayna’da içsavaş çıktı, ölü sayısı 100’e yaklaşıyor, Yanukoviç ya istifa edecek, ya kaçacak, ya da kıstırıp öldürecekler. Bizim Antonov’un durumu belirsiz yani.

*

Bu yazı dizisine ilk başladığımda, dört beş örnekten ibaretti. Bu hale geldi.
30 Mart’ta bi daha seçersek, ne hale geleceğini Birleşmiş Milletler düşünsün gari.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25865564.asp

 

XII – Allah’ın Sopası Yok: Allah ve Kitap Diyerek İktidar Olan RTE, İktidar Olmak İçin Gerekirse Atatürkçü, Gerekirse Papaz Olmayı Kabul Etmesi, Yandaşlarının Oy Vermeyen Cehennemliktir Yorumları, “Eğer Tayyip Birgün Zengin Olursa Bilinki Haram Yemiştir” Sözünden Yılları Sonra Zenginliğinin Ortaya Çıkması, “Yürütüyoruz” İtiraflarından Sonra “Evlatlarıma helal lokma yedirmedim” Gafı (İtirafı), Kendi İsmini Taşıyan Üniversitede Keşfedilen Kefal Türüne RTE’nin İsminin Verilmesi (?)

Allah Kitap Diyerek İktidar

 

AKP’ye Oy Veren Cennete Vermeyen Cehenneme mi Gider?

 

AKP’ye Oy Veren Cehennemlik İse Fetullah Gülen ve Erbakan Cehennemlik İnsanlarmı

 

İktidara Gelmek İçin Gerekirse Papaz Kıyafeti Bile Giyeceğini Açıklayan Tayyip;

 

Gerektiğinde Atatürkçü Tayyip

 

Allah Kitap Diyerek Hırsızlık

 

Zenginliği ve Mal varlığı

 

Gemicikleri

 

Allah’ın Sopası Yok, Çaldığını Böyle İtiraf Ettirir!

 

Erdoğan’dan inanılmaz gaf

Eskişehir’de halka seslenen Başbakan Erdoğan, dili sürçünce “evlatlarıma helal lokma yedirmedim” dedi.

Seçim mitingleri kapsamında Eskişehir’de halka seslenen Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken ilginç bir dil sürçmesi yaşadı. Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Erdoğan, çocukları hakkındaki eleştirilere cevap verdi. Bu sırada dili sürçen ve ‘haram’ yerine ‘helal’ kelimesini kullanan Erdoğan “Sen, benim evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde, evlatlarıma da haramdan bahsedecek kalitede de değilsin” dedi.İŞTE O ANLAR

 

http://sozcu.com.tr/2014/genel/erdogan-konusuyor-45-467146/

 

Allah’ın Sopası Yok: Kendi Kurduğu Üniversitede Yeni Keşfedilen Kefal Türlerine Bakın Kimin İsimleri Verildi!

 

Allah’ın Sopası Yok: Bize Bu Resimde Birşeylermi Anlatılmak İsteniyor? RTE = Şeytan?

RTE Şeytan

 

XIII – RTE’nin İktidar Uğruna Gözüne Perde İnmesi, Miting İçin Ezanı Durdurması, İnsanları Ötekileştirmesi, Dindar İnsanlara Savaş Açması, Müslüman Olanları Dinden Soğutması

Oy Almak ve İktidar Olmak Uğruna…

İktirdar Olmak için

 

İktidar Uğruna Ölen Küçük Çocukla Savaşması;

İktidar uğruna küçük çocukla savaşması

 

İktidar Uğruna Fetullah Gülen İle Savaşa Girmesi;

Fetullah bedduasından sağ çıkabilecekmi

 

İktidar Uğruna Ötekileştirme Çabası

İktidar olmak için insanları ötekileştirmesi

 

Tüm Bu Yaptıklarının Sonucunda Bırakın Mesih / Mehdi Olmayı, İnsanları Dinden Soğutması

RTE yüzünden dinden soğuyanlar

 

Mitingi İçin Ezanı Durdurması;

 

 

XIV – 40 Yıllık Ateistlerin Bile Yapamadığı ve Adamların İçyüzünü Gösteren Egemen Bağış Tapesi: Her Cuma Google’dan Ayet Sallıyorum, Bu Bakara İyi Makara!

Başçalan’ın internete sızdırdığı son ses kaydında Egemen Bağış’ın Kur’an sureleriyle dalga geçtiği iddiası dinleyenleri şoke etti!

Başbakan Erdoğan’a en yakın isimlerden biri ve AB Bakanı Egemen Bağış ile gazeteci Metehan Demir arasında geçtiği iddia edilen ses kaydında Kur’an ile dalga geçilmesi dikkat geçti.

Metehan Demir’in Egemen Bağış’ın twitter hesabında paylaştığı bir ayeti görmesi üzerine Bağış’ı telefonla arıyor. Kur’an ayetiyle dalga geçercesine ‘Güne nurla başladım, duayla başladım’ diyerek ve Bakara Suresi 152. ayeti dalga geçer gibi okuyarak konuşmasına devam eden Demir’e Egemen Bağış’ın eşi Beyhan Bağış, cevap yetiştiriyor

METEHAN’A AYRAN YOLLAYAYIM
‘Kim bu sabahın köründe arıyor, imana mı gelmiş dua ediyor. Metehan’a ayran yollayayım’ diyerek gülüşmelere neden olan Beyhan Bağış, ‘Milli içki ayran’ tartışmasına da gönderme yapıyor.

HER CUMA BİR AYET SALLIYORUM
‘Ve la entüm ma ağbüd’ diyerek dalga geçen Metehan Demir’e Bağış, ‘oğlum ben her gün her Cuma bir tane ayet sallıyorum’ diyor ve ekliyor:

‘Google’a gir, Kuran’da atıyorum kardeşlik, Kuran’da nankörlük Kuran’da bilmem ne diye search yap hepsi çıkıyor. Oradan beğen bir tane salla gitsin”

Surelerle dalga geçmek için anlamsız sesler çıkartan Demir’e Bağış, ‘O Almanca’ya döndü Metehan’ diyerek uyarıyor.

‘ALLAH’IM EGEMEN BAĞIŞ’TAN BİR AYET İNSE DE’
‘Sabah saat 5′te çaktım bir tane’ diyen Bağış’a ise Metehan Demir, ‘Sabah uyanıp Allah’ım Egemen Bağış’tan bir ayet inse de ben de onu RT etsem deyip bekleyen 13 kişi de RT etmiş’ diyor

METEHAN DEMİR’E: ÇARPILACAKSIN!
Bir köşe yazarının yazısı üzerine konuşan Metehan Demir, Bağış’ın eşi Beyhan Bağış ile ilgili ‘Beyhan, duadan daha fazla şeyler yapacağımızı bilir’ diyor ve ekliyor: Bakara 156

Bunun üzerine Bağış, ‘Çarpılacaksın’ diyor.

Bunun üzerine Metehan Demir daha ileri gidiyor. ‘Her kim ki Egemen Bağış’ı sevmez, Allah en kısa zamanda onun belasını verir, Bakara 159′ diyerek ekliyor.

‘BU BAKARA İYİ MAKARA’
Aydın Doğan’la bir toplantılarından bahseden ikiliden Metehan Demir, ‘Her kim ki Aydın Bey’in o zor gününde onun yanında olur, o Allah’tan her istediğini alır, Bakara 165′ diyerek gülmeye başlıyor.

‘Bu bakara iyi ya’ diyen Demir’e Bağış’tan kahkalar eşliğinde cevap geliyor: ‘Makara iyi’

http://sozcu.com.tr/2014/genel/bu-bakara-iyi-makara-472517/

 

 Egemen Bağışın Kuran ile Dalga Geçtiği o Konuşma;

 

Bu Bakara İyi Makara;

 

40 Yıllık Ateistlerin Bile Yapmadığı Şekilde Kuran ile Dalga Geçen Egemen Bağışa Akkoyunların Tepkisiz Kalması: Nerede o Eski Müslümanlar?

 

Egemen Bağış’tan Montaja Tepki: “Ey iman edenler, herhangi bir fasık size bir haber getirirse, onu iyice tahkik edin doğruluğunu araştırın. Yoksa gerçeği bilmeyerek birtamım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz. -Hucurat Suresi 6.”

Egemen bağış iftira

 

Egemen Bağış’ın Hakikaten Her Cuma Twitterdan Salladığı Ayetlerin Tam Listesi

Egemen bağış kuran ayeti sallama tam liste

 

egemen bağış’ın cuma tweet’leri sıralı tam listesi*

  1. twitter’ın 3200 tweet’i görüntülemeye izin vermesi nedeniyle sadece 19 temmuz 2013′ten itibaren attığı tweetler’e ulaşabildim. işte o tweet’ler:1- 19 temmuz 2013, 10:48 (hadis-i şerif)
    2- 26 temmuz 2013, 04:15 (hud, 88)
    3- 2 ağustos 2013, 05:00 (bakara, 216)
    4- 9 ağustos 2013, 09:56 (bakara, 153)
    5- 16 ağustos 2013, 02:51 (şuara, 10)
    6- 23 ağustos 2013, 09:16 (araf, 41)
    7- 30 ağustos 2013, 11:11 (saffat, 172)
    8- 6 eylül 2013 09:31, (yazmamış ama şura, 25)
    9- 13 eylül 2013, 10:32 (araf, 126)
    10- 20 eylül 2013, 06:55 (yazmamış ama kalem, 51)
    11- 27 eylül 2013, 09:23 (tevbe, 78)
    bonus: 29 eylül 2013, 12:11
    12- 4 ekim 2013, 07:48 (bakara, 2)
    13- 11 ekim 2013, 08:55 (rum, 19)
    14- 18 ekim 2013, 05:45 (taha, 27)
    15- 25 ekim 2013, 10:00 (nahl, 93)
    16- 1 kasım 2013, 08:38 (hucurat, 6)
    17- 8 kasım 2013, 10:20 (maide, 98)
    18- 15 kasım 2013, 09:13 (nur, 12)
    19- 22 kasım 2013, 08:25 (rum, 50)
    20- 29 kasım 2013, 09:14 (araf, 199)
    21- 6 aralık 2013, 08:10 (enbiya, 35)
    22- 13 aralık 2013, 08:51 (yusuf, 92)
    23- 20 aralık 2013, 11:23 (al-i imran, 94) google>kuran’da iftira>search>copy-paste (bkz: 17 aralık 2013 ihale ve rüşvet operasyonu)
    24- 27 aralık 2013, 06:15 (inşirah, 6-8)
    25- 3 ocak 2014, 08:09 (al-i imran, 103)
    26- 10 ocak 2014, 10:57 (bakara, 153 + yusuf, 18)
    27- 17 ocak 2014, 08:26 (maide, 13)
    28- 24 ocak 2014, 08:51 (şuara, 227)
    29- 31 ocak 2014, 10:40 (haşr, 19)
    30- 7 şubat 2014, 08:32 (nur, 13 diye atmış ama nur, 44 olacak)
    31- 14 şubat 2014, 09:25 (şura, 23)
    32- 21 şubat 2014, 05:49 (nur, 15)
    33- 28 şubat 2014, 08:53 (nur, 13)
    34- 7 mart 2014, 08:42 (tur, 42-46)
    35- 14 mart 2014, 08:52 (enam, 116)
    36- bakalım atacak yüz bulabilecek mi? benden kendisine bir ayet önerisi. hemi de bakara’dan. bakara, 14.işte bu beee. egemen abimmmm benim. tam 35 hafta boyunca cuma’yı hiç kaçırmamış. belki de twitter’a katıldığından beri hiç kaçırmamış. “her cuma bi tane beğenip, çakmış”.not: evet, işsizim amk.edit: meşhur tweet’i: 3 mayıs 2013, 08:26 (bakara, 156)
    bu da cıma yazıp sildiği tweet’i.

https://eksisozluk.com/egemen-bagisin-cuma-tweetleri-sirali-tam-listesi–4292677?nr=true&rf=egemen%20ba%C4%9F%C4%B1%C5%9F%27%C4%B1n%20cuma%20tweetleri%20s%C4%B1ral%C4%B1%20tam%20listesi

 

Sonunda Metehan Demir, Egemen Bağış ile birlikte Kuran’la dalga geçtikleri ses kaydının kendilerine ait olduğunu ve ‘bazı haddini aşan ifadeler kullanmış olabileceğini’ kabul etti.

Metehan Demir, Egemen Bağış’la yaptığı ve Kuran’la dalga geçtiği ses kaydını kabul edercesine bir mesaj yayınladı.

Metehan Demir, ses kaydındaki ifadeler için özür diledi, kayıtta oynama olduğu iddiasını yinelemesine rağmen ‘kendinden’ özür dilemesi dikkat çekti.

İşte Demir’in Twitter hesabından paylaştığı o açıklama:

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/metehan-demirden-itiraf-472883/

 

 

Bir Cevap Yazın