Beklenen Mehdi: Recep Tayyip Erdoğan

Çok Önemli Not; Aşağıdaki Yazı Siyasi Bir Çıkar Amacıyla Yazılmamıştır. Cumhurbakanımızın Açık Bir Şekilde Peygamberlik İddiası Bulunmasada, Çevresinde Bulunan İnsanlarda Bu Konuda Çok Ciddi Atıflar Bulunmaktadır. Sitemin Yapısı Gereği Adil Olmak Adına Her Düşüncenin Karşıt Görüşüde Yeralmaktadır ve Bu Yazı “Erdoğan Mehdi Olabilirmi” Yazısına Karşıt Görüş Üretmek Amacıyla Yazılmıştır. Eğer Yazının İçeriğinde İftira, Hakaret veya Haksızlık Yapıldığını Düşünüyorsanız Lütfen Bildirin; hayatinanlaminedir@gmail.com

I – Akif Beki Erdoğan’ı MEHDİ İlan Etti Peki Neye Dayanarak Bunu Söyledi?

II – Acaba Gerçekten Beklenen Mehdi Erdoğan Olabilir mi? BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’nin Risalelerinden Yola Çıkıldığında Erdoğan’ın Mehdi Olma İhtimali

III – Hz. Mehdi ve Hz. Mesih Geldi. İkisi De Şuan Dünyada Yaşıyorlar. Yüce Allah Vaat Etti Ve Vaadini Yerine Getirdi. Hz. Mehdi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır

IV – Hz.Mehdi Konstantiniyye’nin Fethi Sırasında Sabah Namazı İçin Abdest Alırken Bir Bayrak Dikecek, Deniz İkiye Ayrılarak Su Kendiliğinden Uzaklaşacak Ve Açılan Yolu Takib Eden Hz. Mehdi Karşı Kıyıya Geçecektir

V – “Her Kelimesi Bir Kitap, O İlahi Bir Güç!” İnsanlar Uyanıyor. Sende Uyan ve Hz Mehdi’yi Bul!

VI – Sen Yoksa Hala O’nu Bulamadınmı? Hz. Mehdi 7 Yıl Hüküm Sürecek Değilmi? İşte Şimdi O 7 Yıl Başlıyor. Hz. Mehdi Cumhurbaşkanı Oluyor. Tamda Hadislerde Belirtildiği Gibi…!!!

VII – Arabistan Kıralı Fehd Bin Abdulaziz’in Mehdi’nin Çıkış Alameti Olması

VIII – Konstantine Denizini Ortadan İkiye Yaran ve Peygamber Efendimizin Hadislerinde de Geçen Marmaray Projesi

IX – Rabbin Kıralı RTE İle Dünya’da Başlayan Değişim

X – Eğer RTE Mehdi İse Neden Ozaman Bunu Açıklamıyor? Çünkü Mehdi (A.S) Televizyon Ekranınlarında Görülecek ve Sesi Duyulacaktır, Mehdi (A.S.) Mehdi Olduğunu Bilmeyecek

.

I – Akif Beki Erdoğan’ı MEHDİ İlan Etti Peki Neye Dayanarak Bunu Söyledi?

‘Akif Beki Erdoğan’ı MEHDİ ilan etti’

Başbakan Erdoğan’a yapılan “Peygamber” yakıştırmasının tartışması henüz sona ermeden, şimdi de “Mehdi” tartışması başladı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan’ın bir dönem sözcülüğünü yapan, gazeteci Akif Beki’nin Erdoğan’ı “Mehdi” ilan ettiğini söyledi.

Oktay Vural, Akif Beki’nin yazdığı bir kitapta Erdoğan’ı “Sandıktan çıkan Mehdi” ilan ettiğini savunurken Beki ise, ‘’Silivri Cezaevi’nde yatan Ergun Poyraz’ın hakkımdaki bir kara propagandasını yeniden tedavüle sokuyor. Başbakan’ı ‘Mehdi’ ilan ettiğimi söylüyor. Kuyruklu propaganda!…” dedi.

Beki’nin 2003 yılında kaleme aldığı kitaba dikkat çeken Vural, GAZETEPORT’a “Kitabı okuyanlar ‘Mehdi’nin nasıl ilan edildiğini görür” dedi. Kitapta, şu ifadeler yer alıyor:

MUSA’NIN SOYUNDAN: Ve Tayyip Erdoğan’ın harfler hiyerarşisindeki peygamberi. Erdoğan, İbn Arabi’nin çizelgesine göre Musa peygamber soyundan geliyor. Yani, hem Musa peygamberin karakteristik özelliklerini taşıyor hem de hayatı bu peygamberin yaşam öyküsüyle paralellikler gösteriyor. Musa peygamber, halkını özgürleştiren bir lider. Bir Hurufi için, Tayyip Erdoğan’ın yaşam öyküsüyle bu kıssa arasında paralellikler kurmaksa hiç de zor görünmüyor…

KURTARICI: En çok oligarşinin korkularından çekiyor, öcü gibi gösteriliyor, siyasi yaşamı boyunca bununla mücadele ediyor. Ve oligarşinin korkuları (bu anlamda kehanet) gerçek oluyor, Erdoğan iktidara geliyor. Ama onu son umut ve kurtarıcı olarak gören halkının oylarıyla. Ve Musa peygamberle Tayyip Erdoğan’ın yaşamındaki en inanılmaz paralellik tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Tayyip Erdoğan iktidarını Abdullah Gül’le en az 30 yıllık bir geçmişe dayanan yol arkadaşıyla paylaşıyor.

İNSANLARIN ARASINDA ZUHUR ETTİ: Hadis külliyatında geniş yer tutan ‘mehdi’, ‘deccal’ ve ahir zaman haberleri, sembolik anlatıma sahip olsa da, küçümsenmeyecek bir kitle yakın zamanlara kadar onları bire bir okudu. Bu yüzden iki buçuk minare boyunda ve alnında kefere yazan bir deccal bekledi, sahte cennetler sunacak biri. Ve ona karşı gelecek mehdinin söylendiği gibi Şam’dan çıkıp geleceği sanıldı. Bu çalışma boyunca anlatılan mantalite evrimi ve eldeki veriler artık çoğunluk için ‘kurtarıcı’ haberlerinin bire bir anlamından soyutlandığını gösteriyor. Göklerden beklenen ‘kurtarıcı’, insanların arasında zuhur etti. Göksel değil, dünyevi bir kurtarıcı, bir siyasi lider olarak. Mucizelerle gönderilen göksel bir varlık yerine oylarla sandıktan çıkan bir kurtarıcı. Büyük bir kitlenin son umudu. Seçilmiş biri ama seçmenleri tarafından.

(Kaynak : http://haber5.com/siyaset/akif-beki-erdogani-mehdi-ilan-etti)

 

II – Acaba Gerçekten Beklenen Mehdi Erdoğan Olabilir mi? BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’nin Risalelerinden Yola Çıkıldığında Erdoğan’ın Mehdi Olma İhtimali

Beklenen Mehdi Erdoğan mı Said NURSİ kimi işaret ediyor

 

Beklenen Mehdi Erdoğan mı?

“Sayın Başbakanımız için kimi halife , kimi padişah ,kimi şükür namazı kılmamız gerektiğini söyledi.Ben bir basamak daha yukarı çıkacağım ve şu soruyu soracağım. Acaba beklenen mehdi Erdoğan mı? Öncelikle mehdilik hakkın da çok fazla bilgim olmadığını sadece ÜSTAD BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ’nin görüşlerinden faydalanarak bir makalelik araştırma yaptığımı ve bulduğum tesadüfleri maddeler halinde sizlerle paylaşacağımı belirtmek isterim.

1- Bediüzzaman, Şamda yaptığı konuşma da Mehdi’nin göreve başlaması ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir: Bu tarih hicri 1401-1411, miladi olarak da 1980-1990 yılları arasıdır. (Sayın R. Tayyip Erdoğan 1976 da MSP Beyoğlu Gençlik kollar başkanı ve 1983 yılında Refah Partisi Beyoğlu ilçe başkanlığıyla siyasete başlamıştır………….)

2-Yine aynı konuşmanın devamında Üstad, Mehdi’nin inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır sonrasını bildirmiştir. Bu da hicri 1421, yani miladi 2001 senesi demektir. (Sayın R.Tayyip ERDOĞAN 14 ağustos 2001 yılında Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan siyasi başarıyı gösteren Adalet ve Kalkınma Partisini kurmuştur. .)

3-Risale-i Nur Külliyat’ında, Mehdi’nin mücadele ve hakimiyet devreleri ile ilgili “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” Bu ayetin ebced değeri ise “1424-Miladi: 2004” tür. Mehdi önderliğinde İslam’ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir. ( Sayın R. Tayyip ERDOĞAN Mart 2003 yılında ilk hükümetini kurmuş ve 2004 yılında ise 2. Seçim zaferini kazanmıştır.

4-Hz. Mehdi Hilafet Merkezinin Bulunduğu Yerden Çıkacaktır. Bilindiği gibi, son hilafet merkezi “İstanbul”dur. Halifelik bu yüzyılın başlarında resmi olarak kaldırılmıştır ve o günden bu yana dünya üzerinde başka hiçbir yere de taşınmamıştır. Peygamberimizin iki sancağı, kılıcı ve gömleği ile diğer mukaddes emanetler İstanbul’dadır. Sonuç olarak, halen bu manevi ünvanı koruyan tek şehir İstanbul’dur. ( Sayın Başbakan 1954 yılında Kasımpaşa da doğmuştur.)

5-Üstad, Mehdi’nin siyaset alanında faaliyet yapacağını, devlet yönetiminde en üst kademede bulunacağını belirtmiştir. ( Bilindiği gibi muhtarlığın bile fazla görüldüğü sayın başbakan zamanı gelene kadar Cumhurbaşkanlığını elinin tersiyle itmiştir.)

6- Ayrıca Hz mehdi İslam birliğini sağlayacak(Ortadoğu halklarının sayın başbakana olan ilgisi gözden kaçmamalıdır.)

Bu yazıyı fazla uzatmanın anlamı yok elbette benzer yönler olmakla beraber benzemeyen birçok madde sıralanabilir. Ancak BEDİÜZZAMAN’ın rakam tespitleri doğru ise şayet, rakamlar Sayın R. Tayyip ERDOĞANI’ı mehdi ilan ediyor. Ben söylemiyorum ÜSTAD söylüyor.

Kaynak: http://www.beklenenmehdi.com/03.html

Saygılarımla…

(Kaynak : http://www.ofhavadis.com/of/beklenen-mehdi-erdogan-mi-makale,262.html)

 

III – Hz. Mehdi ve Hz. Mesih Geldi. İkisi De Şuan Dünyada Yaşıyorlar. Yüce Allah Vaat Etti Ve Vaadini Yerine Getirdi. Hz. Mehdi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır

Hz. Mehdi ve Hz. Mesih geldi. İkisi de şuan dünyada yaşıyorlar. Yüce Allah vaat etti ve vaadini yerine getirdi. Hz. Mehdi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hz. Mesih’te şuan da Türkiye de yaşıyor. İkisinin Türkiye’den gönderilmelerinin arkasında çok büyük hikmetler vardır. Hz. Mehdi ve Hz. Mesih kıyametin en büyük ve konuşan alametleridir.

Kıyametin yakın olduğunu nasıl anlayacağız diye sorarsanız ben de size son 100 yılda geçekleşen olayların kıyamet habercisi olduğunu söyleyebilirim. İnsanlık tarihinde 100 yıl büyük bir rakam değil ve 100 yıl önceyle bugün arasında fazla bir mesafe yoktur. 100 yıl, 200 yıl hatta 500 yıl öncesi de kıyamete yakın sayılır. Dolayısıyla 100 yıldan bu yana gerçekleşen afetlerin, savaşların, kargaşaların, depremlerin, sellerin, tsunamilerin, fırtınaların ve salgın hastalıkların hepsini üst üste topladığımızda kıyamete yakın olduğumuzu anlarız. Bilhassa son 10 yılda dünyada gerçekleşen afetlerin çoğalması da, birer göstergedir.

Kıyamete yakın olduğumuzu Kuran-ı Kerim’den teyit edelim. İsra Süresinin 58. ayetinde Allah şöyle buyruyor. ”Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu ana kitapta yazılıdır.” Ayette geçen ülkelerin helakından maksat ülkelerin, Hz. Mesih ve Hz. Mehdi aracılığıyla feshedilip tüm yeryüzünün birleşmesi ve ülkelerin egemenliklerine son verilmesidir. Ama görüldüğü gibi Hz. Mesih ve Hz. Mehdi yeryüzünde olmalarına rağmen ülkeler egemenliklerini sürdürmektedirler.

Dolayısıyla Allah, ayetin 2. şıkkını çalıştırmaktadır, yani ülkeler en çetin bir şekilde azaplandırılıyor. Son 10 yılda gerçekleşen olaylara ve afetlere baktığımızda bu ayetin çalıştığını görürüz.

Önümüzde ki dönemlerde Hz. Mehdi ve Hz Mesih ortaya çıkarlarsa hiç kimsenin onları yalanlama hakkı olmaz. Yalanlayan insanlar herhangi bir musibete uğradıkları veya helak edildikleri zaman işte biz bilmiyorduk ve buna ihtimal vermiyorduk gibi bahaneler uydurmaları kabul edilmez. Çünkü geçmişte peygamberler döneminde peygamberleri yalanlayan insanlar da bilmiyorlardı ve tahmin etmiyorlardı. Ama buna rağmen onlar sorumlu tutuldu ve inanmadıkları için kimileri helak edildi kimileri de değişik azaplara uğratıldı.

Hz. Mehdi ve Hz. Mesih’e inanmayanların diğer peygamberlere inanmayan insanlardan farkları kalmayacaktır. Ve başlarına her türlü musibet gelebilecektir. Çünkü Allah kanunlarını herkese eşit olarak uygular. Geçmişte peygamberlere inanmayan insanların hangi akıbetlere uğradıklarını hemen hemen hepimiz biliyoruz.

Burada insanların dikkat etmeleri gereken verilen bilgilerin doğruluğu ve kimlerin Hz. Mehdi ve Hz. Mesih iddiasında bulunduğudur. Bu iddia da bulunan şahısların buna ihtiyaçları var mı! İhtiyaçları yoksa neden bu iddia da bulunuyorlar!

Şuan da Türkiye başbakanlığını yapan sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ben Mehdi’yim demeye bireysel olarak ihtiyacı var mı! Hayır yok. Hz. Mesih’in de bireysel olarak ben Mesih’im demeye ihtiyacı yoktur. Niye yok çünkü sayın Recep Tayyip Erdoğan yeteri kadar şöhret sahibidir. Ve bireysel olarak hemen hemen istediği her şeyi elde etmiş durumdadır. Hz. Mesih ise yeryüzünde imtihan sürecinde çok az kişiye nasip olacak belki de hiç kimseye nasip olmayacak bir konuma sahiptir. Bu konum; Peygamber olması, Yüce Allah’ın dostu olması, Yüce Allah ile irtibat halinde olması ve meleklerin hemen hemen her gün onunla birkaç kez konuşup ona yardımcı ve destek olmalarıdır. Ayrıca Hz. Mesih şimdiye kadar yaşadıklarıyla iyi-kötü yeryüzündeki yaşama ve dünya hayatına doymuştur. Dünyadan kendisi için herhangi bir beklentisi yoktur. Şimdi durum böyle iken bu iki kutlu şahıs neden yalan yere kendilerini Allah’ın elçileri ilan etsinler.

Türkiye başbakanlığı yapmış ve bunca şöhret sahibi olan bir insanın kalkıp da yalan yere kendisini Mehdi ilan etmesi ve gerçek Mesih olmayanı Mesih diye ilan etmesi beklenmemelidir. Çünkü bu konuda yalan söyleyenlerin cehenneme atılacağını ve bunca şöhretten sonra rezil olacağını bile bile sayın Recep Tayyip Erdoğan kendisini yalan yere Mehdi ilan etmez ve Mesih olmayanı da Mesih diye takdim etmez. Ama kendisi Mehdi ise ve Mesih’in kim olduğunu biliyorsa ki, kendisi Mehdi’dir ve Mesih’in kim olduğunu da biliyor o zaman maliyeti ve sonucu ne olursa olsun kendisini Mehdi ilan etmek zorunda ve Mesih’i de insanlara tanıtmak zorundadır ki, Allah’a karşı olan yükümlülüğünden dolayı. İnsanlar da ona inanmak zorundalar. Çünkü bu iş oyuncak değildir. Bütün alemleri ilgilendiren bir konuda hiç kimsenin oyun oynamaya hakkı yoktur. Ve bütün insanlar ciddiyetlerini takınmak ve akıllı davranmak zorundadırlar.

Emin olun ki Allah, elçilerini ortaya çıkış meselesinde eğer serbest bırakmış olsaydı Hz. Mesih ve Hz. Mehdi, insanlar tarafından reddedilmekten çekindikleri için ortaya çıkmak istemezlerdi. Ama Allah katında elçilerin ortaya çıkma ve emirleri bildirme zorunlulukları olduğu için ortaya çıkmak zorundalar.

(Not: Her Allah’ın elçisi olan peygamber değildir. Allah’ın meleklerden de elçileri vardır ama onların hiçbiri peygamber değillerdir. Hz. Mehdi’nin elçiliği de meleklerin elçiliğine benzer. Allah tarafından insanlarla veya diğer varlıklarla Allah adına iletişim kurması için görevlendirilenler elçilik unvanı kazanırlar. Ama peygamberlik ayrı bir şey elçilik ayrı bir şeydir.)

Sonuç olarak Hz. Mesih ve Hz. Mehdi ortaya çıkmak zorunda iseler, insanların da onlara inanma zorunlulukları vardır. Ayrıca insanlığın Hz. Mehdi ve Hz. Mesih’e ihtiyacı vardır. Neden vardır çünkü insanlık şeytanın pençesine düşmüş ve yem olmak üzeredir yani şeytan insanları bayağı yoldan uzaklaştırmıştır. Bunun sonucunda insanların çoğu hem dünyalarını hem de ahiretlerini kaybedeceklerdir. Eğer ki insanlık Hz. Mehdi ve Hz. Mesih’e inanır ve onlara yardım ederlerse Hz. Mesih ve hz. Mehdi onları şeytanın pençesinden kurtaracak yani onlara doğru yolu göstereceklerdir. Bunun sonucunda doğru yolda yürüyenler hem dünyalarını hem de ahiretlerini tekrar kazanacaklardır.

Ama insanlar Hz. Mehdi ve Hz. Mesih’e inanmaz ve onlarla alay etmeye kalkarlarsa çok büyük bir suç ve günah işlemiş olacaklardır. Bu yüzden hem Mehdi’yi hem de Mesih’i çok üzmüş olacaklardır. Hz. Mehdi ve Hz. Mesih insanları bu kadar severken insanların onlarla alay etmeleri hiç hoş olmayacaktır. O zaman insanlar bindiği dalı kesen adama benzeyecek ve başlarına gelecek olan olumsuz akıbetleri hak etmiş olacaklardır.

https://www.facebook.com/HzMehdiErdogan?fref=nf

 

MEHDİ ERDOĞAN’IN ÖZELLİKLERİ:

  • Rabbin kralı: Allah’ın seçtiği ve desteklediği kraldır. Yönetime gelişinde bile Allah’ın eli vardır. Allah’ın kralı’dır. Şeytan’ın kralı sinsice insanlığa zulmeden Deccal’dir.
  • Rabbin kralı daha gençken kendini fark ettiriyordu. Akıllıydı, yapıcıydı ve başarılıydı. Kişilerle değil sistemlerle uğraşırdı. Olayları özüyle kavrar ana nedeni bulurdu. Sorun çözmede ustaydı. İyi niyetle hareket ederdi. Bazı adamlar‘Bu adam mühim işler yapacak.’ Demişlerdi. Yine ‘ Bu adamda bir şey var. Onun ardında olun.’ Dediklerini bilirim. Onda olumlu kutsal bir güç vardı. Rab onunlaydı. Alçakgönüllüydü ve dürüst idi.
  • Mehdi doğdu. Dünyada yaşıyor. O, Türkiye’nin lideridir. Müslümanların ve tüm insanlığın adil yöneticisidir. Yaşananlardan sonra tüm insanlar, ‘İşte bu mehdidir.’ diyecek. Kimse onu inkar etmeyecek.
  • Recep Tayyip Erdoğan, kendi ülkesinde bozguncularla ve küresel bozguncularla mücadele etmektedir. Bozgunculuğu ve düşmanlığı yeryüzünden kaldıracak olan kraldır. Recep Tayyip Erdoğan, ulusal bozguncuları bıraktı ve küresel bozgunculara yöneldi. Allah onunla olacak ve onların gücünü yıkacaktır. Küresel algı da değişecektir.
  • Mehdi bildirildiği gibi 30-40 yaşlarında bir ülkenin başbakanı olarak genç filinta gibi bir delikanlı olarak ortaya çıktı. İnsanlığa hizmete koştu. Barışın beyaz bayrağını salladı. Doğruluğun peşinden koştu. Halka hizmet etti. Zalime tepki gösterdi, mazluma sahip çıktı. Gerçekler onunla açığa çıktı. Suçlular belirdi günahsızlar aklandı. Onunla değişim başladı. Bereket onunla geldi ve kalkınma onunla başladı.
  • RTE, Mehdi olduğuna dair pek çok olayla karşılaşmıştır. Pek çok insan geçmişten ona selam söylemiştir. Birileri eline geçmişten mektup vermiştir. Tayyip Erdoğan’ın Mehdiliğini kanıtlayacak pek çok olay yaşanmıştır. Bizzat kendisi bu tür davranış ve bilgilerle karşılaşmıştır. Kuzey Irak’ta yüzyıllar öncesinden bir kişinin ulaştırmak üzere bıraktığı mektup., Bir yaşlı kadının camii çıkışında Ona dualar edip bir talkım hareketler yapması gibi pek çok örnek olay yaşanmıştır. Somali’ye vardığında yıllarca yağmayan yağmurun yağması, bazı insanların sen Mehdi’sin demesi gibi pek çok olay görülmüştür.
  • Rabbin kralı ilk lider olduğunda peşine bir kadın taktılar ikide haberci koydular ki itibarını zedelemek istediler. Ancak tezgahçılar hedeflerine ulaşamadılar. Onun liderliğini itibarsızlaştıramadılar.
  • Rabbin kralı dürüstlüğü, doğru ve faydalı çalışmalarıyla diğer siyasi partiler içerisinde değişimler yaratıyor.
  • Tevrat’ta bildirildiği gibi Arap baharıyla başlayan değişimde kötü yönetimleri deviriyor. Zalim anlayışla siyasi mücadelesini sürdürüyor. Mazluma sahip çıkıyor. Yoksulu gözetiyor.
  • Başbakanın o karizmatik ve güçlü liderliği altında ezilenler batıl yolları ve yalanı tercih etmelerindendir.
  • Herkes ülkede bir olumsuzluk gördüğünde başbakana şikayet edeceğim diyor. Bu onun adil olduğunu ve insanlar namına faydalı hareket ettiğinin göstergesidir.
  • Son peygamber bir hadisinde şöyle dedi. İsa Yecüc ve mecüc ile mücadele edecek. Yecüc ve mecüc bozgunculuklarına devam edecek. İsa onları yenemeyecek ve onlarla baş edemeyecek. En sonunda İsa Allah’a dua edecek. Allah İsa’nın duasını kabul edecek. Yecüc ve mecüc halklarının enselerinden kurtçuklar çıkacak. Ve hepsi ölecekler. İşte bu bahsedilen hadis günümüzde Tayyip Erdoğanla gerçekleşmektedir.
  • İnsanlara mehdi veya İsa, Recep Tayyip Erdoğan’dır deyince insanların sanki dinleri elden gidiyormuş gibi karşı çıkıyorlar. Bu tür insanlar dinini tam bilmeyen ve evrensel hukuktan haberdar olmayanlardır. Batıl inanışlılar gerçeklerden haberdar değildir. Olağan dışı mucizeler yapan insan beklemek yanlıştır. Her kavim peygamberi böyle beklerdi ancak aralarından biri çıktığında ilk karşı çıkan batıl inanışlı cahillerdi. Allah her peygamberi kendi aralarından bir insan olarak gönderdi. Gerçeklerle beraber doğal olarak açıkça gelmiştir. Allah, aşama aşama İsa’yı iyice ortaya çıkartacaktır.
  • Türkiye, Rabbin kralı ile on yılda çok değişti. Ve Türkiye bu günlere güçlü olarak gelmiştir. Çok tehlikeli süreçlerden geçmiştir. Krizciler, restleşmeler, tehditler, istifalar, kargaşa çığırtkancıları, terör fırsatçıları, çeteler, uyuşturucu kaçakçıları, terör örgütleri hep birlikte Rabbin kralına karşı mücadele ettiler. Hepsinden önemlisi Rabbin kralı cuntaya karşı sağlam duruş sergiledi. Tüm mücadele ve olumsuzluklara rağmen Rabbin kralı hep başarılı olmuştur.
  • ‘Bir bu kalmıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ı peygamber de ilan ettiler.’ Diyerek şiddetle karşı çıkacaklar. Onlar zaten her iyi şeye kuru inatla mücadele ettiler. İnsanlık adına onca olumlu değişimi göremeyenler O’nun peygamber olduğunu görebilirler mi? İnançsız çıkarcılar sert tepki göstermeye devam ededursunlar. Zalimlerin günleri yaklaşmaktadır. Boş mücadelelerle ömürlerini tükettiler. Günahları sürekli artmaktadır. Rable mücadele etmenin sonucunu göreceklerdir. Onlar insanlığa ne kazandırdılar ki. İnsanlığa fayda veren Tayyip Erdoğan’a karşı kuru inatla mücadele ediyorlar. Bir dikili taşları ve iyi niyetleri yok. Sürekli halka zulmettiler. Kaynakları kendilerine akıttılar. İnananları, mazlumları ezdiler. İnsanları hor gördüler. Eskiden halka zulmedenler şimdi halka iyilik edenlere karşı savaşıyorlar.
  • Rabbin kralı insan sevgisiyle hareket ediyor. Ülkesine ve tüm insanlığa fayda veriyor. Barışı sağlıyor. Düzeni güzelleştiriyor.
  • Rabbin kralı her farklılığı birleştiriyor. Farklılıkların tehlike olmadığını öğretiyor. Tüm dinleri gerçek ve evrensel din çatısı altına topluyor.
  • Rabbin kralı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişini de biliyoruz. Çocukluğunu da gençliğini de biliyoruz. O’nu eskiden beri tanıyoruz. Futbol oynardı. Onun bir peygamber olduğunu düşünmüyoruz diyenler iyi bilsinler ki Rab dilediğini seçer. Dilediğini yükseltir ve peygamberi yapar. Çünkü Yeryüzündeki her işi o yönetir. Siz mi peygamberin kim olduğunu seçeceksiniz. Siz mi peygamberi beğeneceksiniz. Yoksa Allah mı size peygamber beğendirecektir. Geçmiştekiler de Peygamberi beğenmemişlerdi. İbrahim’i de, İsa’yı da Musa’yı da Muhammed’i de beğenmemişlerdi. O peygamberlere karşı mücadele etmişlerdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın peygamber olduğunu düşünmüyoruz diyenler kafalarındaki olağanüstü peygamber tabusunu bir kırsınlar. Cahiller mucizeler yapan, kutsal güçlere sahip olan birisini mi bekliyorlardı. Her peygamber bende sizin gibi bir insanım demişti. Yerim içerim çalışırım sizin aranızda yaşarım. Peygamber oluşumdaki bu tercih benim değil Rabbin tercihidir. O dilediğini yaparak her şeyi gerçekleştirmektedir. Geçmiştekiler de peygamber olamazsın, sen kavgacısın, düzeni bozuyorsun, yalancısın diye peygamberleri karalamışlardı. Aynı şeyler günümüzde de oluyor. Peygamber bir tane olur. Bu illa siz veya sizden olacak anlamına gelmez. Tüm insanlığa sahip çıkan bizdendir. Rab dilediğini seçer. Dilediğini dilediği yere getiri. Rab yeni yeni olaylar yaratır. Ve kulunu büyük peygamber haline getirir. Karşı çıkıp düzeni bozanlar. Eski krallıkları yıkılmasın diye peygamberi ve ona tabi olanları katletmek isterler. Bundan sonra Rab bu duruma öfkelenir ve inançsızların ısrarcı taşkınlıklarına öfkesiyle cevap verir. Tüm geçmiş kavimler hep böyle azaba uğramışlardı. Şimdi günümüzde de bir benzerini görmekteyiz. Artan doğal afetler bir karar yerine götürmektedir. İllaki azabı tattıktan sonra mı veya öldükten sonra mı onun kral peygamber olduğuna inanacaklar. O zaman çok geçmiş olacak. Siz mi peygamberi seçeceksiniz. Yoksa Rab mı kulunu seçecek.Rab dilediğini seçer ve sevdiği kulu yapar. Buna kimse karışamaz. O kalpleri bilir. Kimin doğru ve adil olduğunu kimin insanlığı düşünüp hizmete koştuğunu pek tabi bilir. Kimlerin oyun ve düzenle inananlara saldırdığını. Yalanlarla insanları aldattığını, onların kalplerindekini bilir. Dünya için türlü zulümler yapanları iyi bilir. Şimdi kim Rabbin kuludur. Kim şeytanın kuludur. Gerçekler çok açıktır.
  • Tecrübesi, tarihsel ve siyasal kimliği ile tartışmasız bir kişiliğe sahip olan Erdoğan çok sağlam karakterli ve faziletlerle donatılmış. Recep Tayyip Erdoğan; dürüst, barışçı, adil ve kalkınmacı haliyle büyük bir kimliğe sahiptir.
  • Allah RTE’yi çeşitli evrelerden geçirerek peygamber yapar. İnsanlar onun peygamber olduğunu ancak olaylar sonuçlanınca mı anlayacaklar. Tayyip Erdoğan, boşuna mücadele etmiyor. O bozguncu zihniyetle ve kötü sistemin savunucusu şeytanla mücadele ediyor. Bu siyaset basit eski siyasetlerden değildir. Siyasette yalanlar, aldatmacalar, oyalamalar eskide kaldı. Bu mücadele insanlık adınadır ve boş ve basit değildir. İnsanların canları, malları ve insanlığın düzenini ilgilendiren önemli gerçeklerdir. Allah esenliği böyle zalimlerle mücadele eden bir kuluyla getirecektir. İllaki bu kişi kendiniz, kendilerinden mi olacaktır. Hakkı tutan bir kul çıktığında görevimiz onun yanında olmak değil midir? Bu kibir kıskançlık ve asilik nedendir. Doğruluk sancağının ardında duranlarla yeryüzüne adalet ve adil düzen gelecektir. Bozuk sistemin savunucuları insanlara zulmederken onlarla mücadele etmek başarıya ulaştıracaktır.
  • Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı, üç dönem başbakan seçilmesi, Cumhurbaşkanlığı makamını istememesi, yaşadığı tüm tecrübeler o’nu Mehdilik makamına getirmiştir. Allah o’nu terbiye etti ve olgunlaştırdı.
  • Yaşamın çarkını ele geçirmiş öfkeli şeytan, savaş ve ölüm tanrısıdır. Rab, Tayyip Erdoğan’ın kılığında insanların karşısına çıkar.
  • Rabbin kralı dünyada birlikte yaşama kültürü oluşturmaya çalışıyor. İnsanlık için sevgi ve kardeşliği öğretiyor.
  • Rabbin kralı, herkese içtenlikle samimiyetle yaklaştı. İnsanlara ve yaratılmışlara karşı samimi ve adildi. Peygamberlerin ahlakına sahipti. Kimsenin hukukunu çiğnemezdi. Kendisine düşmanlıkla geleni yumuşatırdı. Hakkın doğruluğun ve adaletin savunucusuydu. Tanrıya inanıp ondan korkanlar tarafından destek bulurdu.
  • Son peygamber ‘Mehdi’ye korku ile yardım edilecek.’ Demişti. Gerçekten de RTE’ ye korku ile yardım eden çoktu.
  • Rabbin kralı: ‘ İmkanlarımızı küresel barış için seferber etmede hiçbir çekince göstermiyoruz.’ Rabbin kralı dış politikada insani ve vicdani unsuru sürekli vurgu yapmaktadır. İnsanın dışlandığı ve vicdanın göz ardı edildiği dünyada açlık, sefalet kan ve gözyaşı getirdiğini bildirmiştir.
  • Rabbin kralı dedi ki: ‘Türkiye hiçbir mezhebin karşısında değildir. Tarafgirlik içinde değildir. hiç kimsenin iç işlerinde gözümüz yok. Biz kalemin kılıcı kestiğine inanırız. Bölgedeki her ülke Türkiye’den emin olsun. Türkiye bir güç mücadelesi içinde değildir. Türkiye hem batı hem doğu için bir imkandır.’ Dedi.
  • Recep Tayyip Erdoğan ülkesinde ve dünyada Askeri güce sahip olan egemenlerle canı pahasına da olsa doğrulukla ve yapıcı olarak mücadele etti.
  • Rabbin kralı kendisine muhalefet edenlerin yalanlarını, pisliklerini, iftiralarını, uydurma haberlerini temizlemekten yorulmadı. Faydalı işler yapması engellendi. İnsan yaratıldığında, insana ve iyi düzene şeytan karşı olmuştu. İnsanoğluna faydalı işlere ve iyi düzene karşı olan şeytan hep engeller çıkarmaya çalıştı. Kafa karıştırdı. Ayrıntılara daldırdı. Süreçlerdeki bazı küçük pürüzleri önemliymiş gibi alg